Zordur Kayserili olmak.
Hemde ne zor.
Niye mi?
Hesabını bilirsin (kısnık) sıkı adam ya da cimri derler.
Hesabını bilmeyen kasabın elinde kalırmış masadını anlamadan, dinlemeden konuşurlar. Kendini değil memleketini anlatmak zorunda bırakırlar.
Hemde uzun uzun.
Zordur bu şehirde yilli olmak.
Zaten üç beş kişi kaldık. (Yerlilik, yani burada doğup büyümek bize bir şey kazandırmaz.Öyle bir talebimizde olamaz zaten.)
İhtiyatlı olursun, pek anlamazlar. (Bizim tabirimizle itiyatlı)
Burada yani şehrimde; iki kişi küs ise ortaya büyükler düşer yada hatırı sayılır kişiler düşerek bu işleri hallederler.. Kız istemede de böyledir. O kadar güzel adetlerimiz var ki herkes parmak ısırır.
O kadar çok anlatılacak şey var ki, kime nasıl anlatacaksın.?
Anlayana sivri sinek saz anlamayana davul zurna az.
Raf ömrünü nerede ise tamamlamış birisi çıkar bizi Allahın lanetlediği kavme benzetir.
Yine cevap vermek zorunda kalırsınız.
Kayserililik böyledir işte.
Haddini bilmeyene had bildirmekte Kayseriliye düşer.
Bizim asılımızdan şüphemiz yokta bunu söyleyenin aslına bakmak lazım. "Asil azmaz, bal kokmaz; kokarsa yağ kokar, onun da aslı ayrandır" bunu söylemek lazım türkücü bozuntusuna.
Gerçi herkes sütünün hükmünü işler.
Sütü bozuk olanlara duyrulur.
Birde bunlar utanmadan şehrimde konser vermek istiyor!!!!
Vay vay ki vay vay.
Bütün şehrin birleşmesi lazımken bu işte Şaban Çopuroğlu vekilime düştü.
Bu şehirde yaşayıp bu şehre ihanet edenlere inat.
Sonuç; bu ve bunun gibi terbiyesilere müsamaha gösterneden gereğinin yapılması gerekir.
Niye mi?
küçükken hiç masal dinlememiş çocuklar büyüyünce kendi resimlerini bile cetvelle çizer de ondan.
Bugünlükte bu kadar.
Kalın Sağlıcakla.



