Başı boş
Nereye elimizi atarsak kuruttuğumuz gibi en sonunda iş insanlarınıda usandırdık.
Utandım.
Bir davete 5 kişi ile gelmek gazetecilik değil.
Hem geldiğiniz davet sahibini zora sokarsınız hemde meslektaşlarınızı. Hiç birinin elinde ne kamerası ne mikrofonu var.
Cep telefonu ile çekse idiniz.
Oda yok.
Sonuçta 60 kişilik yer ayırsada ev sahibini darlıyorsunuz!!!!
İş insanlarında da var. LCV yaptırın.
Bir yemek için bu kadar yol gelip yemek yedikten sonra konuşmacıları dinlemeden çekip giden mi ararsınız, kısa bir not almadan ayrılan mı ararsınız. Birde ilk giden gelecek arkadaşlarına yer tutmasıda ayrı bir komedi.
Utanma yok.
Arlanma yok.
Not tutma yok.
Oruç tutma yok.
Ama davete gelmek var.
İş insanı arkadaşlarımız ''yok böyle bir şey'' diye sitem ediyorlar.
Bu karmaşıklığa kim dur diyecek.
Cemiyet başkanı mı?
Şehrin ileri gelenleri mi?
Duayen deyip yemek yemeye gelenler mi?
Bu ayıpta bize yeter.
Sahaf orada. Basın masasında. Adam gelmiş hatta eşinide getirmiş.
Bence sülalanizi getirseniz yeri var.
Gazeteceilerin internet siteleri ile, radyocular ile ayrılması gerekir.
Hatta 20 bin takipçileri ile sosyal medya ekiplerininde.
Bu ne ya....
Eline cep telefonunu alan gazeteciyim derse itibar suikastı yarasa, utanmadan tehdit ve şantaj ile para isterse olacağı bu.
Meslegimiz ayaklar altında.
Niye mi?
Her birimiz fareli köyün kavalcısı olmuşuz da ondan.
Bu günlükte bu kadar.
Kalın Sağlıcakla.




