At izinin it izi ile karıştığı şu günlerde ortalık gazetecilerden geçilmiyor. Eline cep telefonu alan, kamera alan sokakta.
İş adamları da yılmış durumda.
Her önüne gelen reklam için aradığında kimse ile görüşmek istemiyorlar.
Kimsede bu duruma dur demiyor.
En son 10 Ocak çalışan gazeteciler gününde ismini cismini bilmediğimiz cemiyet üyesi dahi olmayan bir sürü insan cemiyette idi. Efendim ben şunun misafiriyim, şunun ortağıyım....
Cemiyet üyesimisin?
Yok.
Gazetecimisin.?
Yok.
Ama falan gazetecinin yanında beraber çalışıyorum.
İşte bu sebeple ortalıkta kim gazeteci kim değil belli değil.
Adamlara utanma kalmamış.
İş adamlarında para isteyen, para alamayınca kötü haberini yaparım diyen hatta şantaj yapan. Aklınıza ne gelirse bunları yapan herkes gazeteci. Buna dur diyen de yok. Cemiyet başkanı ve yönetim kurulu üyeleri bunları ayıklamak zorunda. Yoksa her şey birbirine daha çok girecek gibi.
İnternet sitesi olan orada, radyocular orada, sokakta cep telefonu ile yayın açan orada. İşadamlarını tehdit eden orada.
Cemiyet hiç olmadığı kadar kötü durumda.
Dışarıya çıkarsanız bunu yüzünüze söylüyorlar.
Benden söylemesi.
Dışarda itibar sıfır.
Birde cam balkon işi yapan her programda yemek yiyip ayrılan şapkalı biri çıktı. Kimdir nedir? Bilen bile yok. Davet edilmedikleri halde gelen mi ararsın, yemek programlarına 10 kişi ile gelen mi ararsın. Aklınızane gelirse hepsi bizde var.
Yüzü kızarmayanların ve artıkçıların oluşturduğu bir duruma düşmek onurlu insanları üzüyor.
Son durum bu.
Bugünlükte bu kadar.
Kalın Sağlıcakla.





