TARIM VE HAYVANCILIK BESİ İŞLETMELERİ YERİNE ARTIK LABARATUVARLARDA MI YAPILACAK
kayseri Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birlik Başkanı Günay Çakı Dünyadaki Tarım Hayvancılık sektöründeki gelişmeler ışığında Doğal et ve süt üretiminin önemine dikkat çekti.
GIDA GELECEĞİMİZDİR. HAYVANSAL GIDA İHTİYACIMIZI, İŞLETMELERİMİZDE ÜRETMELİYİZ
Hayvancılık, ülke ekonomisini geliştiren, yatırıma en yüksek katma değer oluşturan ve en düşük maliyetle istihdam imkânı sağlayan bir sektördür. Ülkemizde büyükbaş ve küçükbaş hayvan sayısının yüksek bir düzeyde olmasına rağmen elde edilen et ve süt, tüketimi zor karşılamaktadır.
Üstelik Son yıllarda Et ve Süt ile süt ürünleri tüketim alışkanlığı diğer hazır gıda, tarlasız, hayvansız laboratuvarlarda üretilen hayvansal gıdaların tüketiminin gerisinde kalabilir.
YAPAY ETTEN SONRA ŞİMDİ DE İNEKSİZ İNEK SÜTÜ ÜRETİLDİ!
Gelişen teknoloji ve bilim ile birlikte besinlerde de yeni keşiflere imza atan araştırmacılar, Yapay et üretiminde başarılı sonuçlar alındığının duyurulmasının ardından şimdi de ineksiz inek sütü üretimine imza atıldığı açıklandılar.
Basında yayınlanan haberlere göre, inek sütü gibi görünen, tadı inek sütüne benzeyen söz konusu süt, herhangi bir hayvan sürece dahil edilmeden laboratuvarda üretildi. ineksiz inek sütü ürünlerinin 2023’te satışa sunulabileceğini açıklandı. Birkaç yıl içinde market raflarında ineksiz süt ürünlerini görecek gibiyiz.
TEDBİR ALMAMIZ LAZIM
Tarımsal sanayinin hızla gelişmesi ve işlenmiş ürünlere olan talebin kaçınılmaz biçimde artması, özellikle işleme ve pazarlamada tekelleşme eğilimlerini güçlendirmeye başlamıştır.
Yapay et ve İneksiz İnek sütü tarım ve hayvancılığı bitirmenin yanında bilinmelidir ki İnsan sağlığı açısından da geri dönülmesi güç alanlara girdirmektedir.
HAYVANCILIK DESTEKLEMELERİ
Hayvancılık sektöründeki desteklemelerin yetersiz kalmasından dolayı üretim istenilen seviyeye maalesef gelemedi. Türkiye’de karlı ve ihtisaslaşmış bir hayvancılık sektörünün oluşturulmasına çalışılıyorsa, hayvancılıkta uygulanan politikaların, ürünlerde verimliliği artırmanın yanı sıra kaliteli ürün standardının sağlanması, Hayvansal ürünlerde tüketimin artması için de toplumun bilinçlendirilmesi gerekmektedir.
KAYSERİDE HAYVANCILIK
Tarım ve Hayvancılık alanında söz sahibi olan Kayserimizde Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği olarak ve 65 bin Büyükbaş Hayvan sürüsüne sahip bin işletmememizde zor şartlar altında günlük 300 ton süt üretimi gerçekleştirmekteyiz.
Ancak yem ve mazot fiyatlarındaki artış, kooperatifleşmede geri kalınması gibi birçok nedenle bu sektörün gelişmesi beklenen düzeye erişememiştir. Bu işin sürdürüle bilir olması için 1 litre süt satıp 1.5-2,5 kg arası yem alması lazım.
Girdi maliyetleri tarım ve hayvancılık yapan üreticilerin azmini kırıyor.
NEDEN BÖYLE OLUYOR
1990 lı yılların öncesinde büyük baş ve küçük baş da Yerli ırklarla hayvancılık yapılıyor, meraya dayalı besleniyordu. 1990 ların ortasından sonra sektör değişime girdi.
İthal getirdiğimiz kültür ırkı hayvanlara kapalı sistemle besleme yapmak için hayvanın önüne yemi ithal ederek, enerji kullanarak, yakıt kullanarak yüksek maliyetlerle getiriyoruz.
ÇOK HIZLI BİR ŞEKİLDE GIDA ÖNEM KAZANMAYA BAŞLADI.
Diğer taraftan da 1980 lerden sonradan kırsaldan şehre yoğun şekilde göç yaşandı. Kırsalda kendi yağını kendi yoğurdunu Kendi etini kendi yumurtasını ekmeğini yapan insanlar şehre giderek bu ürünleri bakkaldan almaya başladı. Ya da köydeki akrabalarının onlara gönderdiği ve otobüslerin bagajında gelen hayvansal bitkisel gıdalarla bir dönem idare ettiler.
İlerleyen zamanda bu ihtiyaçlarını marketlerden almaya başlarken köydeki üreticilerin de değişime ayak uydurmasıyla işler tamamen ticariye döndü. Sütler satılmaya, İthal inek yanı sıra ithal yem de gelmeye başladı.
HAYVANCILIK ÇİLE ÇEKMEYE TALİP OLMAKTIR
2000 li yıllardan sonra Ziraat bankasına ipotek verebilen meslekten olmayan insanlar bu işe girmeye başladı. Tam bu sırada 0 faizli kredisi çıktı. Ancak meslek içerisindeki aile işletmeleri bile bundan büyük oranda faydalanamadı. Çilekeş Anadolu insanı, Köylüsü üretimi bırakınca oluşan boşluğu meslek dışından hızlıca iş adamları ve sanayici doldurmaya başladı.
Kırsalda yaşayan, Köyünü terk etmeyen üreticiler miras hukukundaki sorunlar nedeniyle ipotek karşılığını gösterememekte ve sunulan imkanlardan yeterince yararlanıp işini büyütemediği için bu meslekten çekilmek zorunda kalmaktadır.
Büyüyemeyen ve kendisini geliştiremeyen aile işletmelerinin sahipleri oğluna fabrika da iş, şehirdeki binalarda kapıcılık gibi işler bularak mesleği terk ettiler. Geride yaşlılar kaldı onlar da gücü bitince bırakmaya başladı.
Bu işten çok para kazanacağını düşünenler ise Hayvancılığın olmazsa olmazı kaba yem ve kesif yemi üretecek araziye ve ekipmana sahip olmadıkları için dengesiz bir şekilde yeme, ilaca enerjiye talep oluşturdular. Baktılar ki beklentileri kadar kazanamıyorlar. İşin zorluğunu görüp zaman içinde onlar da üretimi bıraktılar.
2010 dan sonra da üretici krizlerle karşılaştı inek kesimi çoğaldı. Yem fiyatı yükseldi. Dünyanın en iyi yağış alan ikliminde neredeyse bedava yetişen hayvanlar dolarla geldi. Et açığı olduğunu iddia edenler yurt dışından İthal besilik hayvan ve et getirdiler.
GENÇLERİMİZE HAYVANCILIĞI SEVDİREMEZSEK İTHAL ÜRÜNLERE BOYUN EĞERİZ
İçerde kurak iklimde hayvancılık yapmaya çalışan insanlar dışardan gelen hayvanlarla rekabet edemedi ya bıraktı ya da güçsüz cılız bir üretici kesimi kaldı. Üretici barınağını yenileyemedi. Makineleşemedi. Traktörlerin çoğalmasını lüks gibi gösterilmeye çalışanlar oldu. Oysa tarımsal ekipmanlar belli ömre sahip bir servet olmayan ürünler sürekli yenilenmelidir.
İŞİN ASLI
Hayvan İthal, yem İthal, tarımsal makine ithal, makina teknoloji İthal bu işten çok para kazanan ise yem ithalatçısı, canlı hayvan ithalatçısı, süt sanayicisi, zincir marketler olmaya devam ediyor. Fırsat bulan dışardan bir şeyler getirip pazarladı. Zararını üreten de gördü tüketen de. Bu iş nereye gidiyor diye bir araştırma yapmanın zamanı gelmiştir.
KAYSERİ DE HAYVANCILIĞI GELİŞTİRME ÇALIŞTAYI YAPILMALI
Elbette Toprakla, tarım ve Hayvancılıkla uğraşmak kolay değildir. Bütün bunlar olurken biz nerede hata ediyoruz? Sorsunu sormalıyız.
ülkemizin durumunu göz önüne alacak olursak
Tarlamız var ekmiyor muyuz? Ekiyoruz da bakamıyor muyuz? Artan nüfusumuza yetecek ürünleri dışarı bağımlı olmadan nasıl yetiştire biliriz?
Üniversitelerimiz, Veterinerlik fakültelerimiz, Ziraat fakültelerimizden mezun olan öğrencilerimizden beklentilerimiz mi yüksek? Üreticilerimizi mi yeterince bilinçlendiremiyoruz? Ya da bu döngüyü iyi yönetemiyor muyuz?
Eksiklerimizi bilmemiz lazım. Tedbirlerimizi almamız lazım. Güvenilir Gıda konusunda da geleceğe güvenle bakmamız lazım.
O nedenle Tarım ve Hayvancılık konusunda tüm tarafların ve yerel işletme temsilcilerinin STK temsilcilerinin de katıldığı bir Çalıştay yapılmalı diyorum Saygılarımla arz ederim. 12 Mart 2022
Günay Çakı Kayseri İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birlik Başkanı











