KERPİÇ DEYİP GEÇMEYİN Anadolu'da hâlâ kerpiç evler yaşamakta, içlerinde yaşanmaktadır. Kerpiç evler yaşamaktadır; çünkü, kerpiç soluk alıp veren bir malzemedir.Kerpiç evde rahat soluk alınır, rahat uyunur. Ahşabı korur. Rutubetlenmeyi önlediğinden daha sıhhidir, romatizmaya yol açmaz… Havayı temizler, radyoaktiviteden korur, depreme dayanıklıdır, yeniden kullanılabilir. 50 santimetrelik duvarlar yazın sıcak, kışın soğuk geçirmez… Yani, yaşamak için ideal bir malzemedir.İNSAN VE KERPİÇ'E FARKLI BİR AÇIDAN BAKIŞ Allah (C.C) İnsanı bir balçıktan (sulu toprağın içindeki elementlerden) yaratmıştır. İhsan Aktaş'ın Kuran'ı Kerim tefsirinde (Rahman süresi ayet 14)
bu konuya getirdiği açıklama Biyoloji ve kimya gibi bilimlerin ilerlemesiyle hem toprağın hem de insan vücudunun analitik incelemesi yapıldı. Bu incelemeler sonucunda insan vücudunun içerdiği maddeler ile toprağın içerdiği maddelerin tamamen aynı olduğu anlaşıldı. Bu maddeler; alüminyum, demir, kalsiyum, oksijen, silikon, sodyum, potasyum, magnezyum, hidrojen, klor, iyot, manganez, kurşun, fosfor, bakır, gümüş, karbon, çinko, kükürt ve azottur. İnsanın bütün gıdası çamurdan, yani su ile toprağın birleşmesinden oluşur. İnsanın "yapı taşı" olan DNA molekülünün yapısında su molekülü yoktur. Fakat yapısındaki oksijen ve özel hidrojen atomu için, su (nem) gereklidir. Müminun sûresi 12. ayette dendiği gibi insan bir “özden” yaratılmıştır. Allah topraktaki elementleri, çok ince bir şekilde ayarlayarak insanı yaratmıştır. İnsan vücudunda gerekli her element belli değer aralıklarında var olabilmektedir.insanın ham maddesi ve menşei sulu topraktır.
balçığı avucunda sıktığın zaman, parmakların arasında su süzülüyorsa, buna da ‘’salsal’’ denir.
Salsal ses çıkaran kuru balçık demektir ve bu kuru balçığın bir özelliği “Hame’in Mesnun “ olmasıdır. Hame’in Mesnun değişime uğramış demektir. Bir diğer özelliği ise Fahhar olmasıdır. Fahhar sıcaktan pişip, kiremit gibi sertleşmiş demektir.AYRICA
Güneş sisteminde asteroid olarak gezen ve yeryüzüne meteor olarak düşen göktaşlarının aslı çamurdan yapılmadır. Yani başlangıçta çamur yığınları idiler fakat uzayda zamanla taşlaştılar. Bilimsel verilere göre birçoğunun içi hâlâ kurumamış cıvık çamur doludur.ATALAR NE DEMİŞ
Kısmetindir gezdiren yer yer seni
Arşa çıksan âkıbet yer, yer seni.
Onun için onun adı yer oldu.
Önce besler sonra kendi yer seni. Derleyen Nezir Ötegen
bu konuya getirdiği açıklama Biyoloji ve kimya gibi bilimlerin ilerlemesiyle hem toprağın hem de insan vücudunun analitik incelemesi yapıldı. Bu incelemeler sonucunda insan vücudunun içerdiği maddeler ile toprağın içerdiği maddelerin tamamen aynı olduğu anlaşıldı. Bu maddeler; alüminyum, demir, kalsiyum, oksijen, silikon, sodyum, potasyum, magnezyum, hidrojen, klor, iyot, manganez, kurşun, fosfor, bakır, gümüş, karbon, çinko, kükürt ve azottur. İnsanın bütün gıdası çamurdan, yani su ile toprağın birleşmesinden oluşur. İnsanın "yapı taşı" olan DNA molekülünün yapısında su molekülü yoktur. Fakat yapısındaki oksijen ve özel hidrojen atomu için, su (nem) gereklidir. Müminun sûresi 12. ayette dendiği gibi insan bir “özden” yaratılmıştır. Allah topraktaki elementleri, çok ince bir şekilde ayarlayarak insanı yaratmıştır. İnsan vücudunda gerekli her element belli değer aralıklarında var olabilmektedir.insanın ham maddesi ve menşei sulu topraktır.
balçığı avucunda sıktığın zaman, parmakların arasında su süzülüyorsa, buna da ‘’salsal’’ denir.
Salsal ses çıkaran kuru balçık demektir ve bu kuru balçığın bir özelliği “Hame’in Mesnun “ olmasıdır. Hame’in Mesnun değişime uğramış demektir. Bir diğer özelliği ise Fahhar olmasıdır. Fahhar sıcaktan pişip, kiremit gibi sertleşmiş demektir.AYRICA
Güneş sisteminde asteroid olarak gezen ve yeryüzüne meteor olarak düşen göktaşlarının aslı çamurdan yapılmadır. Yani başlangıçta çamur yığınları idiler fakat uzayda zamanla taşlaştılar. Bilimsel verilere göre birçoğunun içi hâlâ kurumamış cıvık çamur doludur.ATALAR NE DEMİŞ
Kısmetindir gezdiren yer yer seni
Arşa çıksan âkıbet yer, yer seni.
Onun için onun adı yer oldu.
Önce besler sonra kendi yer seni. Derleyen Nezir Ötegen








