Zile'nin Mağarası
İBRAHİM KOZANOĞLU KALEMİNDEN
Şimdilerde herkesin ilgisini çeken bu mağarayı 1959/60 yıllarında Ahmet Bilgin Belediye Başkanlığı döneminde Osman Taş ve Eşref Tırman'a tekrar açtırmıştı.
Biz mahalle çocukları Osman emmiyi akşam yorgun dönerken etrafını çevirir;
- Küççük Babam, bugün 2 oda daha bulduk, buz gibi su bulduk, odaların duvarında gömme dolaplar bulduk diye heyecanla anlatırdı.
Sonraları 11-12 yaşlarımızda iken bir turist rehberi edasıyla isteyenleri gezdirirdik.
Gazlı ve pilli fener veya Babam Muzaffer'in Lüks lambası ile cesaret edebilen mahalledeki kadınları ve çocukları dahi gezdirirdik.
Magara girişinde içerden kilitlenebilen değirmen taşı büyüklüğünde ve şeklinde sol tarafa açılan kapısı vardı. Çapları 1 metreyi, kalınlıkları 50 cmi bulan ve çoğu yerinden kesilen yuvarlak sürgü taşlarıyla dışardan açılması olanaksız kapılar yapılmış. Bunların ortaları delinmiş ve böylece bir gözetleme penceresi yapılmış.
40 derecelik bir eğimle 15-20 mt inildiğinde bir hol'e gelirdik. Hemen solda ancak bir adamın rahatça yürüyebileceği genişlikte ve 1,60-1,70 mt yüksekliğinde ceviz ağacına kadar inilebilen 300 m yol vardı.
Köydeki çoğu evlerdeki inlerin, sarnıç ve kuyuların bu mağaraya bağlandığı söylenirdi.
Mağara içinde biriken buz gibi bir su bu yoldan cevizin dibindeki Gözü beslerdi. Hatta içerden cevize kadar inip gözdeki arkadaşımızla bağırarak haberleşmeye. birbirimize sesimizi duyurmaya çalışırdık.
Giriş holünün hemen karşısında küçük bir oda ve Tombak köyüne gittiği söylenen ikinci bir tünel girişi vardı. Ama Tombak köyüne kadar gidilebildiğine çocuk aklımızla bile pek inanamazdık.
Sağ tarafta iç içe başka büyük odaların Tabanı 30-40 cm buz gibi su ile doluydu. Her holde ve odalarda aydınlatma için meşale, ldare veya fener koymak için kenarları isli raflar (nişler) bulunurdu.
Son zamanlarda bazı köy gençlerinin mağara hakkında merakla konuştuklarını ve gezmeye niyetlerini duyunca tekrar bildiklerimi anlatayım dedim................
ROMA DÖNEMİ YER ALTI SU ŞEBEKESİ VE SU YOLLARINA İNDİM
GÖRDÜM
YAZDIMDerleyen Nezir Ötegen
İBRAHİM KOZANOĞLU KALEMİNDEN
Şimdilerde herkesin ilgisini çeken bu mağarayı 1959/60 yıllarında Ahmet Bilgin Belediye Başkanlığı döneminde Osman Taş ve Eşref Tırman'a tekrar açtırmıştı.
Biz mahalle çocukları Osman emmiyi akşam yorgun dönerken etrafını çevirir;
- Küççük Babam, bugün 2 oda daha bulduk, buz gibi su bulduk, odaların duvarında gömme dolaplar bulduk diye heyecanla anlatırdı.
Sonraları 11-12 yaşlarımızda iken bir turist rehberi edasıyla isteyenleri gezdirirdik.
Gazlı ve pilli fener veya Babam Muzaffer'in Lüks lambası ile cesaret edebilen mahalledeki kadınları ve çocukları dahi gezdirirdik.
Magara girişinde içerden kilitlenebilen değirmen taşı büyüklüğünde ve şeklinde sol tarafa açılan kapısı vardı. Çapları 1 metreyi, kalınlıkları 50 cmi bulan ve çoğu yerinden kesilen yuvarlak sürgü taşlarıyla dışardan açılması olanaksız kapılar yapılmış. Bunların ortaları delinmiş ve böylece bir gözetleme penceresi yapılmış.
40 derecelik bir eğimle 15-20 mt inildiğinde bir hol'e gelirdik. Hemen solda ancak bir adamın rahatça yürüyebileceği genişlikte ve 1,60-1,70 mt yüksekliğinde ceviz ağacına kadar inilebilen 300 m yol vardı.
Köydeki çoğu evlerdeki inlerin, sarnıç ve kuyuların bu mağaraya bağlandığı söylenirdi.
Mağara içinde biriken buz gibi bir su bu yoldan cevizin dibindeki Gözü beslerdi. Hatta içerden cevize kadar inip gözdeki arkadaşımızla bağırarak haberleşmeye. birbirimize sesimizi duyurmaya çalışırdık.
Giriş holünün hemen karşısında küçük bir oda ve Tombak köyüne gittiği söylenen ikinci bir tünel girişi vardı. Ama Tombak köyüne kadar gidilebildiğine çocuk aklımızla bile pek inanamazdık.
Sağ tarafta iç içe başka büyük odaların Tabanı 30-40 cm buz gibi su ile doluydu. Her holde ve odalarda aydınlatma için meşale, ldare veya fener koymak için kenarları isli raflar (nişler) bulunurdu.
Son zamanlarda bazı köy gençlerinin mağara hakkında merakla konuştuklarını ve gezmeye niyetlerini duyunca tekrar bildiklerimi anlatayım dedim................
ROMA DÖNEMİ YER ALTI SU ŞEBEKESİ VE SU YOLLARINA İNDİM
GÖRDÜM
YAZDIMDerleyen Nezir Ötegen











