Pekmez, tadıyla damakları şenlendirirken, besleyiciliğiyle de şifa kaynağıdır.
Üzüm pekmezinin,
vücut direncini artirmaya
iltihap söktürmeye,
karaciğerin temizlenmesine faydası vardır.
hakiki pekmezler tüketildiğinde boğazda yanma yapar ve düzenli olarak tüketildiğinde; obezite, kadın hastalıkları, kansızlık, depresyon, sivilce ve diğer cilt rahatsızlıkları ile ilgili sorunların giderilmesine katkı sağlar. Bunların yanı sıra pekmez, kemik ve saç sağlığına da iyi gelir.
ÜZÜMÜN PEKMEZE YOLCULUĞU
“Şirana”(Şırahane,ezimevi,ezim yeri) denen mahalde çiğnenen üzümlerin suyu “Lüngür”de (Üst kotu şırananın alt kotu ile aşağı yukarı eşit olup zemine gömülü bir küpte) toplanır.
Şıra kazana alınarak kirli-beyaz renkli özel bir toprakla (Marn toprağı ile) mayalanmaya bırakılır.Bu mayalanma işine “ham tutma”denir.
Maksat şıra içinde asılı bulunan tortulardan şırayı ayırmaktır.
Altı hafifçe yanan kazandaki şıra mayalanma sonucu berraklaşıp dupduru olur.
Özellikle mis gibi koku versin diye odun ateşi içine “dikenli ardıç dalları” ilave edilerek yanan büyük leğene aktarılır.
Bu ardıç odunu ile pişen pekmez de bir başka kokar.
Leğendeki şıra devamlı karıştırılır, pekmez berrak olsun diye kepçe ile köpükleri alınır.
Kıvam tutturulunca leğenin ateş hızı da ayarlanarak bir sonraki partiye hazırlanılır.
beyaz özel Pekmez toprağı, kazanın dibine çöker.
Toprak her partide değiştirilir.Topraklı tortulu şıra ve bir kepçe ile toplanarak biriktirilen köpük, leğençe içindeki “kıl torba”ya doldurulur, üstüne taş ağırlıklar konulup, bekletilerek süzülür.
Çocuklar bu köpüklü şerbeti içmeye bayılırlar. Daha sonra da bu şerbet sirke yapımında kullanılır.
Kaynatma ocağı aralıksız yandığından boşaltılan bu topraklı kıl torbalar en yakın çeşmede gece yarısı da olsa yıkanır.,tekrar bir sonraki partiye hazır hale getirilir.
Bir günde 3 leğen Pekmez ancak kaynatılabilir..
Kaynak Kişi İbrahim Kozanoğlu
Derleyen Nezir Ötegen










