ŞIHLIDAKİ KÜLTÜREL MİRASLARIMIZDAN KİLİM DOKUMACILIĞI VE DESEN ÇEŞİTLİLİĞİ YANINDA KÖK BOYAMACILIK COK ÖNEMLİDİR
SANATIMIZI, DEĞERLERİMİZİ YAŞATARAK KORUMALIYIZ.
KAYSERİ İLİ DEVELİ İLÇESİ ŞIHLI KASABASI DÜZ DOKUMALARI ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA
*Zahide ŞAHİN
Geleneksel özelliklere sahip Şıhlı kasabası düz dokumalarının özellikleri şöyledir:
Yörede yetişen koyun ve keçiler yılda iki kez kırkılır. Kırkım işleminde kırklık denilen bir çeşit makas kullanılır. Kırkım işlemi bayanlar ve erkekler tarafından yapılır. Kırkılan yün ve kıllar, eskiden kasaba yakınlarında bulunan derede tokuç ile vura vura yıkanmakta iken, son yıllarda dere yatağının yönü değiştirilmiştir ve yünler artık evlerde yıkanmaktadır. Yıkanan yünler/kıllar daha sonra güneşte kurutulmaktadır.genelde güz günü eriş/arış olarak değerlendirilir. Yay ile arış yünleri ve yorganlarda kullanılan yünler atılır. Yünler arış ve yorganlar dışında kullanılacaksa yün tarağında taranır. Son yıllarda yayın kullanım alanı azalmıştır ve yünler çubukla tel tel ayrılmaya çalışılmaktadır. Keçi kılları da
Yün/kıl tarağında taranır. Yıkanıp tarak ve yayla lif lif ayrılan yünler kola geçebilen halka haline getirilir bu halkalara kolçak denir. Kolçaklar, iğ ve kirmen/kirman gibi büküm aletlerinde eğirme işlemini kolaylaştırılır. Çıkrık, iğ, kirman gibi büküm aletleri yörede eskisi kadar almasa da yün ve kılların iplik haline getirilmesinde kullanılır. Kirmen (kirman) ardıç veya armut ağcından yapılır. Keçi kılı sert olduğundan sadece kirmanla eğrilir. Keçi kılından özellikle; çul, çuval, habe (heybe), kolon dokunur .
Kasabanın geleneksel özelliklere sahip dokumalarında siyah, beyaz, kırmızı, kahverengi renkler genellikle kullanılmıştır. Beyaz yünün doğal rengidir ve boyanmadan kullanılır.
Elde edilen ipler çile haline getirilir. Çileye yörede gelep denir. Kelepler bakır
kazanlarda boyanır.
Boyanma üç şekilde yapılır:
1. Sentetik boyama yöntemi
2. Doğal boyama yöntemi
3. Sentetik ve doğal boyamacılığın bir arada uyguladığı boyama yöntemi şeklindedir.
İster sentetik boyama yöntemi uygulansın, isterse doğal boyama yöntemi uygulansın mordan maddesi olarak şap kullanılır. Şıhlı kasabasında şapa saye, Yahyalı yöresinde şep, Sarız yöresinde seğ denir. Mordan maddesi, boyanın iplerde sabit kalmasını sağlar. Bazı bitkilerin boyar maddeleri yünü doğrudan boyarken, bazı bitkilerde ara maddeye ihtiyaç duyulur. Bu ara maddenin uygulandığı işleme mordanlanma adı verilir. Mordanlar: liflerin emme kabiliyetini arttıran, boyanın lifler üzerinde tutunmasını sağlayan şap, soda, sodyum sülfat, sodyum karbonat, bakır sülfat, aliminyum sülfat, çeşitli metal oksitleri gibi maddelerdir. Bunlar aynı zamanda boyaların tonlarına da etki ederler . Mordanlama işlemi boyanmadan önce, boya ile birlikte veya boyamadan sonra yapılmaktadır.
Sentetik boyama yönteminde kullanılan boyalar hazır halde satın alınır. Sentetik boyama yöntemi ile ipler boyanacaksa, şap/saye kazandaki suya ilave edilir ve kaynatılır. Kaynar suya satın alınan sentetik toz boyalar katılır. Gelepler de kazana konur. Kaynatılmaya devam edilir. Boyanan gelepler çıkarılır, soğuk su ile durulanır ve kurutulur.sentetik boyamada özellikle pembe ve tonları elde edilir. Şıhlı yöresinde de Sarız yöresinde olduğu gibi pembe renk şayak veya nar dişi rengi şeklinde söylenmektedir.
Doğal boyama yönteminde ise genelde bitkilerden yararlanılır. Bitkiler toplanıp kurutulur. Bazen kurutulan bitkiler ezilir bazen de olduğu gibi bütün halinde boyama kazanına koyulur, kaynatılır. Doğal boyama yönteminde kökboya bitkisi, ceviz yaprağı, üzüm yaprağı, narpuz, kül, çamur vb. kullanılır.
Kökboya yörede yetişen çalı görünümlü bitkinin adıdır. Bu bitkisinin kökü ve yaprakları toplanır ve kurutulur. Kökboya bitkisi kasabada tevek denilen bağ yaprağı ile kaynatılır. Yörede saz veya kayferengi denilen kahverengi renk elde edilir . Sarız yöresinde de kahverengi renk saz rengi olarak ifade edilir.
Bakır kazanda kaynayan suya saye (şap) atılır. Daha sonra karamuk çalısının kökleri atılır. Kökler çıkarılır. Suya gelepler atılır. İpler rengini alana kadar kaynatılır. Ne kadar çok kaynatılırsa renk o kadar koyu olur. Karamuk çalısının kökü kurutulmadan kaynatılır ve sarı renk elde edilmektedir. Çileler soğuk su ile durulanır ve kurutulur. Daha sonra çileler elde yuma haline getirilir.
Yabani nane olarak bilinen ve Yahyalı yöresindeki gibi Şıhlı’da da Narpuz denilen bitki, iplerin boyanmasında kullanılmaktadır. Narpuz (yabani nane) kaynatılır. Kazana dere çamuru atılır. Karışıma gelepler eklenir. Kaynatılır ve yörede yeşeni denilen,yeşil renk elde edilir. Yeşeni renk tabiri Yahyalı yöresinde de yeşil renk için kullanılır.
Narpuz ve kül birlikte kaynatılırsa yörede boz denilen gri renk elde edilir. Narpuz yeşil halde toplanır, kaynatılır sonra kül ilave edilip tekrar kaynatılır. Gri renge boyanan iplerin daha koyu renkte olmaları isteniyorsa, çevrede su akan balçıklı yerlerden çamur getirilip ipler çamura yatırılır . Yörede en kıymetli renkler arasında gri renk de gösterilmektedir. Gri renge yörede boz renk denilir. Gri renk çamurdan elde edilir. Yöre insanları belli bir gün kasaba yakınlarındaki sulak alanlarda balçık çamuru getirmeye gider . Ceviz yaprağından kaynatılarak ipler boyanırsa sarı renk elde edilir. Ceviz yaprağı kaynatılırken karışıma kurum eklenirse kahverengi elde edilir .
Sentetik ve doğal boyama yönteminde ise hem hazır alınan boyalar, hem de bitkiler bir arada kullanılarak gelepler boyanır. Son yıllarda sentetik ve doğal boyamanın bir arada uygulandığı yöntem daha fazla uygulanmaktadır. Yine son yıllarda ipler boyalı halde satın alınmaktadır.
Günümüzden 35-40 yıl önce, kasabada her bayan boyama işlemini kendisi yaparken, son yıllarda boyacı/ipçi denilen kişiler özellikle Yahyalı’dan yöreye gelip boyama işlemini yapmaktadır. Kırmızı, siyah, mavi, pembe, turuncu gibi renkler sentetik boyama yöntemi ile boyacılar tarafından boyanır. Bu yüzden Şıhlı kasabasında son yıllarda dokunmuş dokumalarda, Yahyalı yöresi dokumalarının kırmızı, mavi, gri, yeşil vb. renkleri görülür.
Doğal boyama her ne kadar zahmetlide olsa dokumanın kalitesini artıran, istenilen, aranılan bir özelliktir. Sentetik boyamalar dokumanın kalitesini olumsuz etkiler. Doğal boyama ifadesi yerine çoğu zaman kök boya ifadesi kullanılır. Oysa kök boya doğal boyamacılığın alt grubu olan bitkisel boyamada olarak alt başlıklara ayrılabilir. Çoğu yörede en çok bitkilerden yararlanılarak boyama yapılmaktadır.
Dokumalar tezgahta dokunur. Ülkemizde genelde el dokumacılığında; iki tip tezgah yaygın olarak kullanılır. Birincisi Sarma Tezgah tipi, ikincisi ise Germa tezgah tipidir. Şıhlı kasabasında tespit edilen geleneksel yaygıların ebatları oldukça büyüktür.
Halk eskiden ıstar dedikleri sarma tezgah kullanırlarken, son yıllarda ticari amaca yönelik dokuma yaptıklarından, dokuma ebatları da küçülmüş ve germe tezgah tipini kullanmaya başlamışlardır. Germe tezgahların yaklaşık ebatları ise 130X180cm’dir.Tezgahlar çam ağacından yapılmaktadır. Kasabada kolonların dokunduğu yer tezgahlarından da bahsedilmiştir fakat örneğine rastlanmamıştır.
Çözgülerin arasından geçirilen desen ipliklerinin sıkıştırılmasında kullanılan avadanlığa yörede tarak (kirkit) denir. Kirkitler eskiden armut ağacından yöre halkı tarafından yapılmakta iken son yıllarda metal kirkitler hazır alınarak kullanılmaktadır.
Yörede motiflere nakış denir ve küpe şeklinde ifade edilen kıvrım/çengel motifleri kilim dokumalarında çok görülür. Kasabada el dokumalarına ivitleme denir. Sedef ve bordüre yelen veya ayak denir. Yörede eğrilmemiş keçi kılının, boyanarak dokularda uzun bir şekilde bırakıldığı görülmüştür. Kasaba halkı buna filik demektedir ve süs amaçlı olarak dokumalara koyduklarını belirtmektedir.
Renkli bantlar halinde dokunan kilimlere çıbıklı veya taktalı/tahtalı denilmektedir. Motifsiz kilimlere soy kilim denilir . Bu şekilde dokunmuş kilimlere hemen hemen her evde rastlanmıştır. Zili ve cicim tekniğinde dokunmuş her dokumada sinek kanadı motifleri dokumanın başlangıç ve bitiş kısımlarına dokunmaktadır. Eskiden odalara asılan dokumaların ebatları büyük iken son yıllarda ebatlar küçülmüştür. Dokumaların ortasındaki büyük motiflere top, desende olmayan, sıkıştırılan motiflere ise eğrelti denmektedir. Yüklük perdesi satraçlı şeklinde ifade edilmektedir. Cicim ve zili tekniğinde ki dokumalara ise Sarız yöresindeki gibi çalma denir .
SANATIMIZI, DEĞERLERİMİZİ YAŞATARAK KORUMALIYIZ.
KAYSERİ İLİ DEVELİ İLÇESİ ŞIHLI KASABASI DÜZ DOKUMALARI ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA
*Zahide ŞAHİN
Geleneksel özelliklere sahip Şıhlı kasabası düz dokumalarının özellikleri şöyledir:
Yörede yetişen koyun ve keçiler yılda iki kez kırkılır. Kırkım işleminde kırklık denilen bir çeşit makas kullanılır. Kırkım işlemi bayanlar ve erkekler tarafından yapılır. Kırkılan yün ve kıllar, eskiden kasaba yakınlarında bulunan derede tokuç ile vura vura yıkanmakta iken, son yıllarda dere yatağının yönü değiştirilmiştir ve yünler artık evlerde yıkanmaktadır. Yıkanan yünler/kıllar daha sonra güneşte kurutulmaktadır.genelde güz günü eriş/arış olarak değerlendirilir. Yay ile arış yünleri ve yorganlarda kullanılan yünler atılır. Yünler arış ve yorganlar dışında kullanılacaksa yün tarağında taranır. Son yıllarda yayın kullanım alanı azalmıştır ve yünler çubukla tel tel ayrılmaya çalışılmaktadır. Keçi kılları da
Yün/kıl tarağında taranır. Yıkanıp tarak ve yayla lif lif ayrılan yünler kola geçebilen halka haline getirilir bu halkalara kolçak denir. Kolçaklar, iğ ve kirmen/kirman gibi büküm aletlerinde eğirme işlemini kolaylaştırılır. Çıkrık, iğ, kirman gibi büküm aletleri yörede eskisi kadar almasa da yün ve kılların iplik haline getirilmesinde kullanılır. Kirmen (kirman) ardıç veya armut ağcından yapılır. Keçi kılı sert olduğundan sadece kirmanla eğrilir. Keçi kılından özellikle; çul, çuval, habe (heybe), kolon dokunur .
Kasabanın geleneksel özelliklere sahip dokumalarında siyah, beyaz, kırmızı, kahverengi renkler genellikle kullanılmıştır. Beyaz yünün doğal rengidir ve boyanmadan kullanılır.
Elde edilen ipler çile haline getirilir. Çileye yörede gelep denir. Kelepler bakır
kazanlarda boyanır.
Boyanma üç şekilde yapılır:
1. Sentetik boyama yöntemi
2. Doğal boyama yöntemi
3. Sentetik ve doğal boyamacılığın bir arada uyguladığı boyama yöntemi şeklindedir.
İster sentetik boyama yöntemi uygulansın, isterse doğal boyama yöntemi uygulansın mordan maddesi olarak şap kullanılır. Şıhlı kasabasında şapa saye, Yahyalı yöresinde şep, Sarız yöresinde seğ denir. Mordan maddesi, boyanın iplerde sabit kalmasını sağlar. Bazı bitkilerin boyar maddeleri yünü doğrudan boyarken, bazı bitkilerde ara maddeye ihtiyaç duyulur. Bu ara maddenin uygulandığı işleme mordanlanma adı verilir. Mordanlar: liflerin emme kabiliyetini arttıran, boyanın lifler üzerinde tutunmasını sağlayan şap, soda, sodyum sülfat, sodyum karbonat, bakır sülfat, aliminyum sülfat, çeşitli metal oksitleri gibi maddelerdir. Bunlar aynı zamanda boyaların tonlarına da etki ederler . Mordanlama işlemi boyanmadan önce, boya ile birlikte veya boyamadan sonra yapılmaktadır.
Sentetik boyama yönteminde kullanılan boyalar hazır halde satın alınır. Sentetik boyama yöntemi ile ipler boyanacaksa, şap/saye kazandaki suya ilave edilir ve kaynatılır. Kaynar suya satın alınan sentetik toz boyalar katılır. Gelepler de kazana konur. Kaynatılmaya devam edilir. Boyanan gelepler çıkarılır, soğuk su ile durulanır ve kurutulur.sentetik boyamada özellikle pembe ve tonları elde edilir. Şıhlı yöresinde de Sarız yöresinde olduğu gibi pembe renk şayak veya nar dişi rengi şeklinde söylenmektedir.
Doğal boyama yönteminde ise genelde bitkilerden yararlanılır. Bitkiler toplanıp kurutulur. Bazen kurutulan bitkiler ezilir bazen de olduğu gibi bütün halinde boyama kazanına koyulur, kaynatılır. Doğal boyama yönteminde kökboya bitkisi, ceviz yaprağı, üzüm yaprağı, narpuz, kül, çamur vb. kullanılır.
Kökboya yörede yetişen çalı görünümlü bitkinin adıdır. Bu bitkisinin kökü ve yaprakları toplanır ve kurutulur. Kökboya bitkisi kasabada tevek denilen bağ yaprağı ile kaynatılır. Yörede saz veya kayferengi denilen kahverengi renk elde edilir . Sarız yöresinde de kahverengi renk saz rengi olarak ifade edilir.
Bakır kazanda kaynayan suya saye (şap) atılır. Daha sonra karamuk çalısının kökleri atılır. Kökler çıkarılır. Suya gelepler atılır. İpler rengini alana kadar kaynatılır. Ne kadar çok kaynatılırsa renk o kadar koyu olur. Karamuk çalısının kökü kurutulmadan kaynatılır ve sarı renk elde edilmektedir. Çileler soğuk su ile durulanır ve kurutulur. Daha sonra çileler elde yuma haline getirilir.
Yabani nane olarak bilinen ve Yahyalı yöresindeki gibi Şıhlı’da da Narpuz denilen bitki, iplerin boyanmasında kullanılmaktadır. Narpuz (yabani nane) kaynatılır. Kazana dere çamuru atılır. Karışıma gelepler eklenir. Kaynatılır ve yörede yeşeni denilen,yeşil renk elde edilir. Yeşeni renk tabiri Yahyalı yöresinde de yeşil renk için kullanılır.
Narpuz ve kül birlikte kaynatılırsa yörede boz denilen gri renk elde edilir. Narpuz yeşil halde toplanır, kaynatılır sonra kül ilave edilip tekrar kaynatılır. Gri renge boyanan iplerin daha koyu renkte olmaları isteniyorsa, çevrede su akan balçıklı yerlerden çamur getirilip ipler çamura yatırılır . Yörede en kıymetli renkler arasında gri renk de gösterilmektedir. Gri renge yörede boz renk denilir. Gri renk çamurdan elde edilir. Yöre insanları belli bir gün kasaba yakınlarındaki sulak alanlarda balçık çamuru getirmeye gider . Ceviz yaprağından kaynatılarak ipler boyanırsa sarı renk elde edilir. Ceviz yaprağı kaynatılırken karışıma kurum eklenirse kahverengi elde edilir .
Sentetik ve doğal boyama yönteminde ise hem hazır alınan boyalar, hem de bitkiler bir arada kullanılarak gelepler boyanır. Son yıllarda sentetik ve doğal boyamanın bir arada uygulandığı yöntem daha fazla uygulanmaktadır. Yine son yıllarda ipler boyalı halde satın alınmaktadır.
Günümüzden 35-40 yıl önce, kasabada her bayan boyama işlemini kendisi yaparken, son yıllarda boyacı/ipçi denilen kişiler özellikle Yahyalı’dan yöreye gelip boyama işlemini yapmaktadır. Kırmızı, siyah, mavi, pembe, turuncu gibi renkler sentetik boyama yöntemi ile boyacılar tarafından boyanır. Bu yüzden Şıhlı kasabasında son yıllarda dokunmuş dokumalarda, Yahyalı yöresi dokumalarının kırmızı, mavi, gri, yeşil vb. renkleri görülür.
Doğal boyama her ne kadar zahmetlide olsa dokumanın kalitesini artıran, istenilen, aranılan bir özelliktir. Sentetik boyamalar dokumanın kalitesini olumsuz etkiler. Doğal boyama ifadesi yerine çoğu zaman kök boya ifadesi kullanılır. Oysa kök boya doğal boyamacılığın alt grubu olan bitkisel boyamada olarak alt başlıklara ayrılabilir. Çoğu yörede en çok bitkilerden yararlanılarak boyama yapılmaktadır.
Dokumalar tezgahta dokunur. Ülkemizde genelde el dokumacılığında; iki tip tezgah yaygın olarak kullanılır. Birincisi Sarma Tezgah tipi, ikincisi ise Germa tezgah tipidir. Şıhlı kasabasında tespit edilen geleneksel yaygıların ebatları oldukça büyüktür.
Halk eskiden ıstar dedikleri sarma tezgah kullanırlarken, son yıllarda ticari amaca yönelik dokuma yaptıklarından, dokuma ebatları da küçülmüş ve germe tezgah tipini kullanmaya başlamışlardır. Germe tezgahların yaklaşık ebatları ise 130X180cm’dir.Tezgahlar çam ağacından yapılmaktadır. Kasabada kolonların dokunduğu yer tezgahlarından da bahsedilmiştir fakat örneğine rastlanmamıştır.
Çözgülerin arasından geçirilen desen ipliklerinin sıkıştırılmasında kullanılan avadanlığa yörede tarak (kirkit) denir. Kirkitler eskiden armut ağacından yöre halkı tarafından yapılmakta iken son yıllarda metal kirkitler hazır alınarak kullanılmaktadır.
Yörede motiflere nakış denir ve küpe şeklinde ifade edilen kıvrım/çengel motifleri kilim dokumalarında çok görülür. Kasabada el dokumalarına ivitleme denir. Sedef ve bordüre yelen veya ayak denir. Yörede eğrilmemiş keçi kılının, boyanarak dokularda uzun bir şekilde bırakıldığı görülmüştür. Kasaba halkı buna filik demektedir ve süs amaçlı olarak dokumalara koyduklarını belirtmektedir.
Renkli bantlar halinde dokunan kilimlere çıbıklı veya taktalı/tahtalı denilmektedir. Motifsiz kilimlere soy kilim denilir . Bu şekilde dokunmuş kilimlere hemen hemen her evde rastlanmıştır. Zili ve cicim tekniğinde dokunmuş her dokumada sinek kanadı motifleri dokumanın başlangıç ve bitiş kısımlarına dokunmaktadır. Eskiden odalara asılan dokumaların ebatları büyük iken son yıllarda ebatlar küçülmüştür. Dokumaların ortasındaki büyük motiflere top, desende olmayan, sıkıştırılan motiflere ise eğrelti denmektedir. Yüklük perdesi satraçlı şeklinde ifade edilmektedir. Cicim ve zili tekniğinde ki dokumalara ise Sarız yöresindeki gibi çalma denir .









