KAYSERİ (MHA) - Kayseri Kültepe Kaniş Karum da kazı çalışmaları yeniden başladı. Kazdıkça tarih çıkan Kültepe Kaniş Karum’da Arkeologları heyecanlandıran yeni buluntular gün yüzüne çıkmaya devam ediyor.
Kültepe Kaniş Karum yapılan kazılarda altın iğne bulundu. Bulunan altın iğnenin o dönemde yaşayan zengin birine ait olduğu ve elbiselerini tutturmak için kullandığı belirtiliyor. Kültepe Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu, TRT Haber’e yaptığı özel açıklamada; yaptığımız kazılarda altın iğne var. Dikiş için söylersen altın iğne var. Bir tane yorgan iğnesi gibi bir boyutta bizim çuval dizi dediğimiz iğne var. Demek ki o dönemde de bunlar o günün hayatı içinde kullanılmış onu kullanan herhalde çok zengin birisi olsa gerek birisi için belki bakır iğne yeterli ya da bizim de bugün yaptığımız demirden metalden bir şey yeterli ama demek ki zenginin kullandığı başka bir şeymiş herhalde.” dedi.
Kültepe’de yapılan kazılar özelliklede Karum alanından yapılan kazılar aslında günlük hayata ilişkin çok sayıda veri veriğine dikkat çeken Kültepe Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Fikri KULAKOĞLU:”Bunun sebebi de o Karum alanın iki defa yakılmış ve yıkılmış olması. Yakıldığı içinde evler çökmüş içinde ne varsa kalmış. İkincisi de mezarlar. Mezarlar evin içinde olduğu için ona hediye olarak bırakılan objeleri de bulabiliyoruz görebiliyoruz. Böyle bir avantajımız var bizim. Günümüzde de kullanılan birçok alet obje o zaman da aynı şekilde kullanılmış insanların ihtiyacı bir sonuçta aynı şeye ihtiyaç duyuyor. Örneğin cımbız maşa ya da tava diyebilirim Terazi tefesi gibi. İnsanlar öbür dünya ya inanıyor. O dönemde de ve hatta öyle bir şey ki öbür dünyaya gittiğinde burada sürdürdüğü mesleğini de yapacak diye inanıyor. O yüzden çoğu mezarda terazi kefesi kap kacak var. Kapitaldir bir anlamda da öbür tarafta da gidecek iş yapacak.” İfadelerini kullandı.
M.Ö. 4000 li yıllarda kullanıldığı düşünülen altın iğne bilim insanlarını heyecanlandırdı. Kültepe Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Fikri KULAKOĞLU;” Onların yanında ölülerini o günkü inanışları gereğince olduğu gibi hani o günkü yaşadığı hayatıyla yüzüğü ile küpesi ile göndermek isterler ve çoğu zaman elbisesinde bir iğine olur. Düğme yok tabii o zamanda önünü tutturmak için ya da sardığı elbiseyi tutturmak için ya da başına taktığı başlık gibi. Dikiş için söylersen altın iğne var. Bir tane yorgan iğnesi gibi bir boyutta bizim çuval dizi dediğimiz iğne var. Demek ki o dönemde de bunlar o günün hayatı içinde kullanılmış onu kullanan herhalde çok zengin birisi olsa gerek birisi için belki bakır iğne yeterli ya da bizim de bugün yaptığımız demirden metalden bir şey yeterli ama demek ki zenginin kullandığı başka bir şeymiş herhalde. “ şeklinde konuştu.










