Kabir bir evdir,
herkes oraya girecektir. Ölüm bir kadehtir.
her insan ondan içecektir.
(SEYDİ ŞERİF TÜRBESİ KİTABESİ)YUKARI DEVELİ SIRADAN BİR ŞEHİR DEĞİL, GÖNÜL SULTANLARININ ŞEHRİDİR.ŞEYHÜ'L-ABDAL SEYYİD ŞERİF ER-RÜFAİ HAZRETLERİ DE BU SİLSİLEDE HİZMETLERİ İLE DEVELİ TARİHİNE MÜHRÜNÜ VURMUŞ BİR GÖNÜL SULTANISeydi Şerif kabri üzerindeki Tıp alanında şifa sembolü olarak bilinen Yılan sembolünün olması,Mevleviligin sembolü kavuk olması da ayrıca dikkat çekmekte YUKARI DEVELİ; ONLARCA MUTASAVVIF- ALİM- ULEMA, ŞEHİT ŞÜHEDANIN MEDFUN BULUNDUĞU,
BİR VAKIFLAR ŞEHRİDİR.YUKARI DEVELİ,
DÜŞÜNDÜREN ŞEHİR, SAKİN ŞEHİR, GÜVENLİ ŞEHİR
GEÇMİŞİ İLE GELECEĞİNE YÖN VEREN ŞEHİRYUKARI DEVELİ; KİTABELERİ, SELÇUKLU VE OSMANLI MEZARLARI İLE TAPU KAYITLARIMIZIN BULUNDUĞU TARİHİMİZE IŞIK TUTAN BİR ŞEHİRDİR. İMARETHANELERİ, SAVUNMA YAPILARI, SU YAPILARI ARACILIĞI İLE TÜRK KÜLTÜRÜNÜN OSMANLININ MİSAFİRPERVERLİĞİNİN YAŞATILDIĞI ŞEHİRDİR.BİZE DÜŞEN BU DEĞERLERİ KORUMAKVE GELECEK KUŞAKLARA AKTARMAKTIR
SEYYİD-İ ŞERİF (VEFATI:H-675/1259)
ŞEYHÜ'L-ABDAL SEYYİD ŞERİF ER-RÜFAİ Seyyid Şerif‟in türbesindeki
Basık kemerli giriş kapısının üstünde beyaz mermer üzerine üç satırlık inşa kitabesinde: Allah, bu türbe ( Meşhed ) Allah nur içinde tutsun, abdalların Seyyid-i
muhakkak ki şeyhlerin en büyüğü, Seyyid Şerif el-Rufai’ye aittir.
“Kabir bir evdir,
herkes oraya girecektir. Ölüm bir kadehtir.
her insan ondan içecektir. Bu türbeyi zayıf kul şeyh
Muhammed (Allah onun akıbetini güzel eylesin) eliyle şeyh Zahid şerif 695-1279 tarihinde yaptırdı. Allah onun kabrini nurlandırsın” yazılıdır.
(Erciyes Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölüm Başkanı Prof.Dr. Sultan Murat Topçu)Rifâî şeyh’i olduğu kaydedilen Seyyid Şerif’in, 1295-1296’da yaptırılan türbesi; Mevlâna Türbesinden sarf-ı nazar edildiği takdirde, mimarî ve tezyini bakımından veli türbeleri arasında en dikkate değer türbedir.
Kaynak kişi; Şükrü Dursun Seydi Şerif kabri üzerindeki Tıp alanında şifa sembolü olarak bilinen Yılan sembolünün olması,Mevleviligin sembolü kavuk olması Seydi Şerif hakkında Biraz daha araştırma yapılması gerektiğini ve devrinin iyi incelenmesi gerekliligini ortaya çıkarmaktadır.ŞEYH-ÜL ABDAL SEYYİD-İ ŞERİF-ÜL RUFAİ HAZRETLERİ VE RİFÂÎYYE (AHMEDİYYE) TARİKATI
XII. asrın sonlarından itibaren teşkilatlı bir şekilde ortaya çıkan ve devamlılık
niteliğini kazanan ender tarikatlardan birisi olan Rifâiliğin kurucusu Seyyid Ahmed b.Alî el-Mekkî b. Yahyâ er-Rifâî (1118–1182), Basra’da doğmuştur.
Şâfiî mezhebi üzere fıkıh tahsil ettikten sonra tasavvuf yoluna sulûk ederek, dünya ziynetleriyle ilgilenmeden, nefsi ile mücadele içinde bir hayat sürmüştür. “Sükûtla emrolundum.” diyerek az konuşmayı ve meclislerde fazla öne çıkmamayı tercih eden bir kimse idi.
Seyyid Ahmed er Rüfâi, “Benim yolum, içinde bidat bulunmayan din, tembellik bulunmayan amel, fesat bulunmayan niyet, yalan bulunmayan doğruluk, riya bulunmayan hal, iddia ve makam isteği düşüncesi bulunmayan makam ve Allah’a tamamen tevekkül etmekten ibarettir.” demiştir.
ZÂVİYELER: Zâviyeler bir toplanma ve hizmet yeri olup, gerektiği takdirde gelen ve gidenlere konaklama yeri olarak hizmet veren mekânlardır (Çağatay, 1974:51-52; Güllü, 1977: 8). SEYDİ SERIF TURBESINDEKİ GÜLBEZEK
SELÇUKLU MÜHRÜ
Selçuklularin mimari yapılarda kullandığı ve tabir caiz ise esere dolayisi ile beldeye vurduğu mührü yada Rozeti ni Şeydi Şerif türbesi giriş kapısı üzerinde görmekteyiz Osmanlı dönemi kayıtlarında türbeden Seyyid Şerif Zaviyesi Olarak bahsedilmektedir.
Osmanlı Arşivlerinde bulunan H. 1294/ M. 1877 tarihli, Develi ve çevresindeki vakıfların muhasebe kayıtlarının tutulduğu defterde, Seyyid Şerif Zaviyesi’nin hademesine gelirlerinin ödenmesi için Çelebi mezrasındaki bir kıt’a bağın vakfedildiğine ilişkin bilgi bulunmaktadır.Derleyen Nezir Ötegen
herkes oraya girecektir. Ölüm bir kadehtir.
her insan ondan içecektir.
(SEYDİ ŞERİF TÜRBESİ KİTABESİ)YUKARI DEVELİ SIRADAN BİR ŞEHİR DEĞİL, GÖNÜL SULTANLARININ ŞEHRİDİR.ŞEYHÜ'L-ABDAL SEYYİD ŞERİF ER-RÜFAİ HAZRETLERİ DE BU SİLSİLEDE HİZMETLERİ İLE DEVELİ TARİHİNE MÜHRÜNÜ VURMUŞ BİR GÖNÜL SULTANISeydi Şerif kabri üzerindeki Tıp alanında şifa sembolü olarak bilinen Yılan sembolünün olması,Mevleviligin sembolü kavuk olması da ayrıca dikkat çekmekte YUKARI DEVELİ; ONLARCA MUTASAVVIF- ALİM- ULEMA, ŞEHİT ŞÜHEDANIN MEDFUN BULUNDUĞU,
BİR VAKIFLAR ŞEHRİDİR.YUKARI DEVELİ,
DÜŞÜNDÜREN ŞEHİR, SAKİN ŞEHİR, GÜVENLİ ŞEHİR
GEÇMİŞİ İLE GELECEĞİNE YÖN VEREN ŞEHİRYUKARI DEVELİ; KİTABELERİ, SELÇUKLU VE OSMANLI MEZARLARI İLE TAPU KAYITLARIMIZIN BULUNDUĞU TARİHİMİZE IŞIK TUTAN BİR ŞEHİRDİR. İMARETHANELERİ, SAVUNMA YAPILARI, SU YAPILARI ARACILIĞI İLE TÜRK KÜLTÜRÜNÜN OSMANLININ MİSAFİRPERVERLİĞİNİN YAŞATILDIĞI ŞEHİRDİR.BİZE DÜŞEN BU DEĞERLERİ KORUMAKVE GELECEK KUŞAKLARA AKTARMAKTIR
SEYYİD-İ ŞERİF (VEFATI:H-675/1259)
ŞEYHÜ'L-ABDAL SEYYİD ŞERİF ER-RÜFAİ Seyyid Şerif‟in türbesindeki
Basık kemerli giriş kapısının üstünde beyaz mermer üzerine üç satırlık inşa kitabesinde: Allah, bu türbe ( Meşhed ) Allah nur içinde tutsun, abdalların Seyyid-i
muhakkak ki şeyhlerin en büyüğü, Seyyid Şerif el-Rufai’ye aittir.
“Kabir bir evdir,
herkes oraya girecektir. Ölüm bir kadehtir.
her insan ondan içecektir. Bu türbeyi zayıf kul şeyh
Muhammed (Allah onun akıbetini güzel eylesin) eliyle şeyh Zahid şerif 695-1279 tarihinde yaptırdı. Allah onun kabrini nurlandırsın” yazılıdır.
(Erciyes Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölüm Başkanı Prof.Dr. Sultan Murat Topçu)Rifâî şeyh’i olduğu kaydedilen Seyyid Şerif’in, 1295-1296’da yaptırılan türbesi; Mevlâna Türbesinden sarf-ı nazar edildiği takdirde, mimarî ve tezyini bakımından veli türbeleri arasında en dikkate değer türbedir.
Kaynak kişi; Şükrü Dursun Seydi Şerif kabri üzerindeki Tıp alanında şifa sembolü olarak bilinen Yılan sembolünün olması,Mevleviligin sembolü kavuk olması Seydi Şerif hakkında Biraz daha araştırma yapılması gerektiğini ve devrinin iyi incelenmesi gerekliligini ortaya çıkarmaktadır.ŞEYH-ÜL ABDAL SEYYİD-İ ŞERİF-ÜL RUFAİ HAZRETLERİ VE RİFÂÎYYE (AHMEDİYYE) TARİKATI
XII. asrın sonlarından itibaren teşkilatlı bir şekilde ortaya çıkan ve devamlılık
niteliğini kazanan ender tarikatlardan birisi olan Rifâiliğin kurucusu Seyyid Ahmed b.Alî el-Mekkî b. Yahyâ er-Rifâî (1118–1182), Basra’da doğmuştur.
Şâfiî mezhebi üzere fıkıh tahsil ettikten sonra tasavvuf yoluna sulûk ederek, dünya ziynetleriyle ilgilenmeden, nefsi ile mücadele içinde bir hayat sürmüştür. “Sükûtla emrolundum.” diyerek az konuşmayı ve meclislerde fazla öne çıkmamayı tercih eden bir kimse idi.
Seyyid Ahmed er Rüfâi, “Benim yolum, içinde bidat bulunmayan din, tembellik bulunmayan amel, fesat bulunmayan niyet, yalan bulunmayan doğruluk, riya bulunmayan hal, iddia ve makam isteği düşüncesi bulunmayan makam ve Allah’a tamamen tevekkül etmekten ibarettir.” demiştir.
ZÂVİYELER: Zâviyeler bir toplanma ve hizmet yeri olup, gerektiği takdirde gelen ve gidenlere konaklama yeri olarak hizmet veren mekânlardır (Çağatay, 1974:51-52; Güllü, 1977: 8). SEYDİ SERIF TURBESINDEKİ GÜLBEZEK
SELÇUKLU MÜHRÜ
Selçuklularin mimari yapılarda kullandığı ve tabir caiz ise esere dolayisi ile beldeye vurduğu mührü yada Rozeti ni Şeydi Şerif türbesi giriş kapısı üzerinde görmekteyiz Osmanlı dönemi kayıtlarında türbeden Seyyid Şerif Zaviyesi Olarak bahsedilmektedir.
Osmanlı Arşivlerinde bulunan H. 1294/ M. 1877 tarihli, Develi ve çevresindeki vakıfların muhasebe kayıtlarının tutulduğu defterde, Seyyid Şerif Zaviyesi’nin hademesine gelirlerinin ödenmesi için Çelebi mezrasındaki bir kıt’a bağın vakfedildiğine ilişkin bilgi bulunmaktadır.Derleyen Nezir Ötegen







