MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN
DEVELİ –EVEREK BELEDİYE BAŞKANLIĞINA ÇEKTİĞİ
SIR TELGRAFINDA
NELER YAZIYOR
HİÇ OKUDUNUZ MUMustafa Kemal'den Develi Belediye Başkanlığına “Sır” TelgrafıDEVELİ MÜDAFA-İ HUKUK CEMİYETİ
KURULUŞU VE HİZMETLERİ Develi, Mustafa Kemal’in en yakın silah arkadaşlarını göndererek teşkilatlanmayı başlattığı ilçedir. Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Hey'eti Temsiliyesi Namına Mustafa Kemal tarafından Everek Belediye Riyasetine çekilen ve Sır olarak belirtilen; “Anadolu ve Rumeli Müdafaa'i Hukuk Cemiyeti Hey'eti temsiliyesi Kilikya Kuvvayi Milliye kumandanlığına Binbaşı Kemal beyi tayin muavinliğe yüzbaşı Osman beyi tefrik eylemiştir. Vezaifi milliyelerinin devamı müddetince Kemal bey (Kozan oğlu Doğan bey) Osman bey de (Aydınlı oğlu Tufan bey) namı müstearını taşıyacaklardır. Vezaifi Miîliyelerinde tarafınızdan her suretle mazharı muavenet ve istinat olunmasını ehemmiyetle rica eyleriz.” telgrafı üzerine Kuva-yı Milliye ve Milli Mücadeleyi ilk başlatan ilçelerden birisi olan Develi İlçemizde; Milli Mücadelede Müdafa-i Hukuk Cemiyeti Örgütlenişinin kapsamında;
Develi’de İstiklal Savaşı’nda Kurulan Teşkilatlar ve Develili'lerin Fedakârlıkları, Haçın Harbi ve Develi Milislerinin Kahramanlıkları, Tarih İçinde Develi’nin Yeri, Develi’de Milli Mücadelenin Edebiyatımıza Yansıması, Haçın Harbi Kahramanlarından Bazı Simalar ve Önemleri, Develi müdafa-i Hukuk Cemiyeti Kuruluşu ve Hizmetleri konularının önemi tarih sayfalarında yerini muhafaza etmektedir.DEVELİ VE MİLLİ MÜCADELEDEKİ ÖNEMİ
M. Kemal Paşa’nın, Samsun'a çıktığı tarihte, Türk Silâhlı Kuvvetleri'nin durumu son derece yetersizdi. Anadolu'daki eğitimli erler terhis edilmiş, silah ve cephanesi elinden alınmış, zayıf kadrolu birlikten oluşan iki ordu müfettişliği halindeki birliklerin muharebe gücü düşmüştü.
M. Kemal Paşa, Samsun'a çıktığı tarihten beri komutanlıklara, direniş örgütleriyle ve bazı resmi makamlarla uyarıcı girişimlerde bulunmuş ve halkın silahlandırılmasına dikkat çekmiştir. Bu girişimler milis kuvvetlerinin kurulmasında etkili olmuştu. Mustafa Kemal’in bir yandan millî orduyu geliştirme, öte yandan halka direnme ve savunma ruhunu ateşleyip yaşatma amacı, Kuvâ-yı Milliyeyi doğurmuştu. Düzenli ordu birliklerinin kadro halinde ve etkinlikten uzak oldukları bir dönemde halktan doğan ve halka dayalı bir Kuvâ-yı Milliye, yurdu savunma azmi ve isteğinin de bir simgesi olmuştur.
Kuvâ-yı Milliye'yi, çeteciler olarak niteleyen İstanbul Hükümeti, daha sonra Anadolu'daki bütün hareketlere, Kuvâ-yı Millîye adını vermekte yarar görmüştür. Anadolu hareketi yalnız düşmana karşı bir savunma değil, onu siyasal ve sosyal yönleriyle de ele almak gerekir ki, buna Millî Mücadele demek daha uygun olur.Millî Mücadele gerçekte, sadece silahlı halk kuvvetleri değil, Müdafaa-i Hukuk ve Redd-i İlhak Cemiyetleri, Heyet-i Milliyeler, Kongreler, Ankara'da toplanan Büyük Millet Meclisi ve bunlara yardımcı olan bütün organlar, ordu ve millî kuvvetler idi.
Millî Mücadele'de yapılan her türlü hareket millete dayanıyor ve onun adına yapılıyordu. Bu sebeple Millî Mücadele'ye katılan ve taraftar olan her şahsa “Kuvâ-yı Milliyeci” deniliyordu .Mondros Ateşkesi'nden sonra Güney illerimiz, önce İngilizler, sonra da Suriye Fransızlar tarafından işgal edildi. Fransız kuvvetlerinin Güney Anadolu'dan Orta Anadolu'ya doğru ileri harekâtında bu Ermeniler de beraberce ilerleyerek, Develi'nin 20 km. yakınına kadar gelip köylerimizi işgal etmişlerdi. Develi'nin işgali, bir an meselesi idi.O tarihlerde Tomarza ve Yahyalı birer bucak olarak Develi'ye bağlı bulunduklarından, Develi'nin 80-100 bin nüfusu ve 100'den fazla köyü bulunuyordu.
Fransızlar Develi'yi işgal ederlerse Kayseri'nin ve Orta Anadolu'nun da işgal edileceği aşikardı. Bu tehlikeyi aklı başındaki her insan seziyordu. Develi konumu itibarıyla önemli bir yeri işgal ediyordu
İşte bundan dolayıdır ki; Nuh Naci Bey, Sivas Kongresi sırasında M. Kemal Paşa'dan, Kılıç Ali’nin Develi'ye gönderilmesini istedi. Kılıç Ali, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Heyet-i Temsiliyesinin yetkisi çok ve geniş olan bir temsilcisi olarak Develi'ye gönderildi.
Paşa'nın Develi'ye gelmesiyle faaliyetlere hız verildi. Fransızlar, nüfuz bölgelerini çoğaltmak için sürekli yeni yeni planlar yapıyorlardı.
Atatürk, Sivas'ta kongre işleriyle uğraşırken, siyasî ve askerî olayları da dikkatle izlemekte idi. Fransız işgal kuvvetlerinin Develi'nin 20 Km. yakınına kadar gelerek Zamantı suyunu sınır ilân etmeleri Atatürk'ün dikkatini çekmişti. O tarihlerde resmî adı (Everek) olan Develi'nin işgale uğraması ile, Kayseri'nin ve Orta Anadolu'nun istilâ edileceği açıktı.
Kaynak: MİLLİ MÜCADELEDE DEVELİ Prof. Dr. Metin AYIŞIĞIDerleyen Nezir Ötegen
DEVELİ –EVEREK BELEDİYE BAŞKANLIĞINA ÇEKTİĞİ
SIR TELGRAFINDA
NELER YAZIYOR
HİÇ OKUDUNUZ MUMustafa Kemal'den Develi Belediye Başkanlığına “Sır” TelgrafıDEVELİ MÜDAFA-İ HUKUK CEMİYETİ
KURULUŞU VE HİZMETLERİ Develi, Mustafa Kemal’in en yakın silah arkadaşlarını göndererek teşkilatlanmayı başlattığı ilçedir. Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Hey'eti Temsiliyesi Namına Mustafa Kemal tarafından Everek Belediye Riyasetine çekilen ve Sır olarak belirtilen; “Anadolu ve Rumeli Müdafaa'i Hukuk Cemiyeti Hey'eti temsiliyesi Kilikya Kuvvayi Milliye kumandanlığına Binbaşı Kemal beyi tayin muavinliğe yüzbaşı Osman beyi tefrik eylemiştir. Vezaifi milliyelerinin devamı müddetince Kemal bey (Kozan oğlu Doğan bey) Osman bey de (Aydınlı oğlu Tufan bey) namı müstearını taşıyacaklardır. Vezaifi Miîliyelerinde tarafınızdan her suretle mazharı muavenet ve istinat olunmasını ehemmiyetle rica eyleriz.” telgrafı üzerine Kuva-yı Milliye ve Milli Mücadeleyi ilk başlatan ilçelerden birisi olan Develi İlçemizde; Milli Mücadelede Müdafa-i Hukuk Cemiyeti Örgütlenişinin kapsamında;
Develi’de İstiklal Savaşı’nda Kurulan Teşkilatlar ve Develili'lerin Fedakârlıkları, Haçın Harbi ve Develi Milislerinin Kahramanlıkları, Tarih İçinde Develi’nin Yeri, Develi’de Milli Mücadelenin Edebiyatımıza Yansıması, Haçın Harbi Kahramanlarından Bazı Simalar ve Önemleri, Develi müdafa-i Hukuk Cemiyeti Kuruluşu ve Hizmetleri konularının önemi tarih sayfalarında yerini muhafaza etmektedir.DEVELİ VE MİLLİ MÜCADELEDEKİ ÖNEMİ
M. Kemal Paşa’nın, Samsun'a çıktığı tarihte, Türk Silâhlı Kuvvetleri'nin durumu son derece yetersizdi. Anadolu'daki eğitimli erler terhis edilmiş, silah ve cephanesi elinden alınmış, zayıf kadrolu birlikten oluşan iki ordu müfettişliği halindeki birliklerin muharebe gücü düşmüştü.
M. Kemal Paşa, Samsun'a çıktığı tarihten beri komutanlıklara, direniş örgütleriyle ve bazı resmi makamlarla uyarıcı girişimlerde bulunmuş ve halkın silahlandırılmasına dikkat çekmiştir. Bu girişimler milis kuvvetlerinin kurulmasında etkili olmuştu. Mustafa Kemal’in bir yandan millî orduyu geliştirme, öte yandan halka direnme ve savunma ruhunu ateşleyip yaşatma amacı, Kuvâ-yı Milliyeyi doğurmuştu. Düzenli ordu birliklerinin kadro halinde ve etkinlikten uzak oldukları bir dönemde halktan doğan ve halka dayalı bir Kuvâ-yı Milliye, yurdu savunma azmi ve isteğinin de bir simgesi olmuştur.
Kuvâ-yı Milliye'yi, çeteciler olarak niteleyen İstanbul Hükümeti, daha sonra Anadolu'daki bütün hareketlere, Kuvâ-yı Millîye adını vermekte yarar görmüştür. Anadolu hareketi yalnız düşmana karşı bir savunma değil, onu siyasal ve sosyal yönleriyle de ele almak gerekir ki, buna Millî Mücadele demek daha uygun olur.Millî Mücadele gerçekte, sadece silahlı halk kuvvetleri değil, Müdafaa-i Hukuk ve Redd-i İlhak Cemiyetleri, Heyet-i Milliyeler, Kongreler, Ankara'da toplanan Büyük Millet Meclisi ve bunlara yardımcı olan bütün organlar, ordu ve millî kuvvetler idi.
Millî Mücadele'de yapılan her türlü hareket millete dayanıyor ve onun adına yapılıyordu. Bu sebeple Millî Mücadele'ye katılan ve taraftar olan her şahsa “Kuvâ-yı Milliyeci” deniliyordu .Mondros Ateşkesi'nden sonra Güney illerimiz, önce İngilizler, sonra da Suriye Fransızlar tarafından işgal edildi. Fransız kuvvetlerinin Güney Anadolu'dan Orta Anadolu'ya doğru ileri harekâtında bu Ermeniler de beraberce ilerleyerek, Develi'nin 20 km. yakınına kadar gelip köylerimizi işgal etmişlerdi. Develi'nin işgali, bir an meselesi idi.O tarihlerde Tomarza ve Yahyalı birer bucak olarak Develi'ye bağlı bulunduklarından, Develi'nin 80-100 bin nüfusu ve 100'den fazla köyü bulunuyordu.
Fransızlar Develi'yi işgal ederlerse Kayseri'nin ve Orta Anadolu'nun da işgal edileceği aşikardı. Bu tehlikeyi aklı başındaki her insan seziyordu. Develi konumu itibarıyla önemli bir yeri işgal ediyordu
İşte bundan dolayıdır ki; Nuh Naci Bey, Sivas Kongresi sırasında M. Kemal Paşa'dan, Kılıç Ali’nin Develi'ye gönderilmesini istedi. Kılıç Ali, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Heyet-i Temsiliyesinin yetkisi çok ve geniş olan bir temsilcisi olarak Develi'ye gönderildi.
Paşa'nın Develi'ye gelmesiyle faaliyetlere hız verildi. Fransızlar, nüfuz bölgelerini çoğaltmak için sürekli yeni yeni planlar yapıyorlardı.
Atatürk, Sivas'ta kongre işleriyle uğraşırken, siyasî ve askerî olayları da dikkatle izlemekte idi. Fransız işgal kuvvetlerinin Develi'nin 20 Km. yakınına kadar gelerek Zamantı suyunu sınır ilân etmeleri Atatürk'ün dikkatini çekmişti. O tarihlerde resmî adı (Everek) olan Develi'nin işgale uğraması ile, Kayseri'nin ve Orta Anadolu'nun istilâ edileceği açıktı.
Kaynak: MİLLİ MÜCADELEDE DEVELİ Prof. Dr. Metin AYIŞIĞIDerleyen Nezir Ötegen








