Çocukluk tutkusunu önce sanata, sonra mesleğe dönüştürdü!
Trabzon’da çocukluk yıllarından beri el sanatlarına ilgi duyan Züleyha Atmış’ın (42) hayatı, tesadüfen karşılaştığı çinicilik kursuyla değişti. Hobisini mesleğe dönüştüren Atmış, kurduğu atölyede geleneksel Türk çini sanatını işlediği motiflere hayat vererek geleceğe taşıyor.
Ortahisar ilçesinde yaşayan Züleyha Atmış, Karadeniz Teknik Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun olduktan sonra evlenip çocuklarını kendi büyütmeyi tercih etti. Yıllarını ailesine adayan 2 çocuk annesi Atmış, çocuklarının büyümesiyle birlikte kendisine yeni bir yol çizerek meslek sahibi olmak istedi. Küçük yaşlardan bu yana el sanatlarına ilgi duyan Züleyha Atmış’ın hayatı, kızını götürdüğü halk eğitim merkezinde tesadüfen gördüğü çinicilik kursuyla değişti. Merak ederek başladığı çinicilikte kısa sürede yeteneğini keşfeden Atmış, aldığı eğitimlerle kendini geliştirdi. Yaptığı çalışmaların çevresinden beğeni toplaması ve siparişlerin artması üzerine ev ortamında sürdürdüğü üretim zamanla yetersiz kalınca 3 yıl önce kendi atölyesini kuran Atmış, bugün hem üretim yapıyor hem de çini sanatına ilgi duyanlara eğitim veriyor. Geleneksel Türk sanatını modern yaşamla buluşturarak tabaklardan, dekoratif objelere kadar birçok özgün eseri fırça darbeleriyle ortaya çıkaran çini zanaatkarı Atmış, sanatını gelecek nesillere aktarıyor olmanın mutluluğunu yaşıyor.
‘EVE SIĞAMAYINCA ATÖLYE AÇTIM’
Züleyha Atmış, çinicilik ile kızını götürdüğü halk eğitim merkezinde tesadüfen karşılaştığını anlatarak, “Karadeniz Teknik Üniversitesi İşletme mezunuyum. Son 5 yıldır çini sanatıyla ilgileniyorum. 3 sene önce de atölye açtım. Mezun olduktan sonra evlendim ve çocuklarım oldu. Çocuklarımı kendi elimle büyütmek ve gelişimlerine dahil olabilmek adına bir iş yapmayı düşünmedim. Çocuklar büyüyünce kendi yolumu çizmem gerektiğini düşündüm. Kızımı bir halk eğitim merkezinde satranç kursuna götürüyordum. Orada çini işçiliğini gördüm ve merkezde ben de yapmaya başladım. Orada yeteneğimi keşfettim, yaptıklarım da herkes tarafından çok beğenildi. Arkadan sanki bir rüzgar esti; işlerim çok beğenilince insanlar da sipariş vermeye başladı. Sosyal medya hesabı açtım ve ismim Züleyha’nın tarihteki ilk hali olan ‘Leyra’ ismini öğrenince atölyemde kullanmak istedim. Çok talep gelince evime sığamamaya da başladım ve bir atölye açtım” dedi.