Ahmet Kuddusi Vakfı Develi Şubesi Başkanı Merhum Hacı İbrahim Yıldız (1934-2018) Hoca Efendinin kalemindenDeveli'deki meczuplara methiye Develi'de meczuplar Gezer mestane
Verirler selamı halka dostane
Sayıları bilinmez bunu bilsane
Bunlar Develi'nin sağlam direği Kimi Mecnun kimi matuf sekran gezerler
Sözü işitmeden halin sezerler
Kalbinden geçeni okur yazarlar
Bükülmez bunların sağlam bileği Meczupları Vardır Bilinmez hali
gittikleri yol Settar'ın yolu Kimisi hayatta Kimisi ölü Kimisinin daim yanık yüreği Meczup Zekeriya çok ağırbaşlı
Verirdi fetvayı Alim sıfatlı Bakınca yüzüne gayet heybetli
Hakkı bulmak idi hali dileğiMeczup İbrahim'in çok dili tatlı
Zekası ziyade Hıfzı kuvvetli Bağlıdır sünnete sağ eli işli Meczupluk babında Hakkın meleği Sağdan alıp sağdan veren eli var
Oğlum diye konuşan tatlı dili var
Herkesin kalbinde ayrı ayrı yeri var
Kıyamette cennet olsun durağı Evliya postası Nur Celal Baba
Sırtına giyerdi eski bir aba Görenler sanırdı hali çok kaba
Şehri Medine'de kaldı bayağıGezerdi dünyada kimse bilmezdi
Ağlasa yaşını silen olmazdı Manevi meclislerden geri kalmazdı
Kızdırırsan sonra yersin dayağı Emin babayı bilirsen matuf hali var
Doğruluk yolunda sağlam dili var
Taştan sağlam bilek kolu var
Ahiret yansın Nuru çırağı Kapusuz Mehmet'i bilmeyen olmaz
Düşünür ahiret neşesi gelmez
Varsa da kabre Gülleri Solmaz
Hakkın has kuludur Parlar sancağı Adem Baba Gezer tesbihi uzun
Döner sohbetlerde yazın hem gözün
Hem ihvan çekemez şefkati Nazın
Görünce mürşidin açar sancağı Sohbetin eridir bağlı Mürşide
Beğenmez dünyayı etmez endişe
İmamı Piridir uymaz herkese Tutturur sözünü direr ayağıSeyrani'yi sevmek herkesin karı
Kanaat erbabı Mevla'nın Yar'ı
Yatar kabirlerde görünür nuru
Teline dokunup yeme dayağı Komiser Ahmet'imin garip hali var
Yanağında Develinin gülü var
Tezeyyün eyleyen tatlı dili var
İçince musırı yanar ocağıBeddeş Baba meczupların başkanı
Caminin bülbülü cemaatin hakanı
Sever alimleri yücedir şanı Sevenleri çoktur Köyü bucağıAdnan Baba Sırrı faşetti bitti
fakirlik serin de canına yetti Bir koyun misali yavrusun güttü
Çakınca kavunu yanmaz ocağıGürcüoğlu Yakup'u çıkarma sıradan
Hepsini hoş yaratmış Yaradan
Hakir görenlerinin başları kurtulmaz dertten beladan İncite'nin kayar bir gün ayağı Mehmet ile Mustafa'nın ellerinde Berat'ı Düşünmezler rızkı etmezler minneti
Kuş gibi geçerler ince sıratı Dalgalanır onların yeşil sancağı Çuhadar iyidir meczuplar senden
Seveydin onları kalbinden Candan
Komşu olsaydın onlara olurdun Handan
Kaymazdı sıratta sabit kalırdı ayağınÇuhadar- Merhum İbrahim Yıldız Hoca
Verirler selamı halka dostane
Sayıları bilinmez bunu bilsane
Bunlar Develi'nin sağlam direği Kimi Mecnun kimi matuf sekran gezerler
Sözü işitmeden halin sezerler
Kalbinden geçeni okur yazarlar
Bükülmez bunların sağlam bileği Meczupları Vardır Bilinmez hali
gittikleri yol Settar'ın yolu Kimisi hayatta Kimisi ölü Kimisinin daim yanık yüreği Meczup Zekeriya çok ağırbaşlı
Verirdi fetvayı Alim sıfatlı Bakınca yüzüne gayet heybetli
Hakkı bulmak idi hali dileğiMeczup İbrahim'in çok dili tatlı
Zekası ziyade Hıfzı kuvvetli Bağlıdır sünnete sağ eli işli Meczupluk babında Hakkın meleği Sağdan alıp sağdan veren eli var
Oğlum diye konuşan tatlı dili var
Herkesin kalbinde ayrı ayrı yeri var
Kıyamette cennet olsun durağı Evliya postası Nur Celal Baba
Sırtına giyerdi eski bir aba Görenler sanırdı hali çok kaba
Şehri Medine'de kaldı bayağıGezerdi dünyada kimse bilmezdi
Ağlasa yaşını silen olmazdı Manevi meclislerden geri kalmazdı
Kızdırırsan sonra yersin dayağı Emin babayı bilirsen matuf hali var
Doğruluk yolunda sağlam dili var
Taştan sağlam bilek kolu var
Ahiret yansın Nuru çırağı Kapusuz Mehmet'i bilmeyen olmaz
Düşünür ahiret neşesi gelmez
Varsa da kabre Gülleri Solmaz
Hakkın has kuludur Parlar sancağı Adem Baba Gezer tesbihi uzun
Döner sohbetlerde yazın hem gözün
Hem ihvan çekemez şefkati Nazın
Görünce mürşidin açar sancağı Sohbetin eridir bağlı Mürşide
Beğenmez dünyayı etmez endişe
İmamı Piridir uymaz herkese Tutturur sözünü direr ayağıSeyrani'yi sevmek herkesin karı
Kanaat erbabı Mevla'nın Yar'ı
Yatar kabirlerde görünür nuru
Teline dokunup yeme dayağı Komiser Ahmet'imin garip hali var
Yanağında Develinin gülü var
Tezeyyün eyleyen tatlı dili var
İçince musırı yanar ocağıBeddeş Baba meczupların başkanı
Caminin bülbülü cemaatin hakanı
Sever alimleri yücedir şanı Sevenleri çoktur Köyü bucağıAdnan Baba Sırrı faşetti bitti
fakirlik serin de canına yetti Bir koyun misali yavrusun güttü
Çakınca kavunu yanmaz ocağıGürcüoğlu Yakup'u çıkarma sıradan
Hepsini hoş yaratmış Yaradan
Hakir görenlerinin başları kurtulmaz dertten beladan İncite'nin kayar bir gün ayağı Mehmet ile Mustafa'nın ellerinde Berat'ı Düşünmezler rızkı etmezler minneti
Kuş gibi geçerler ince sıratı Dalgalanır onların yeşil sancağı Çuhadar iyidir meczuplar senden
Seveydin onları kalbinden Candan
Komşu olsaydın onlara olurdun Handan
Kaymazdı sıratta sabit kalırdı ayağınÇuhadar- Merhum İbrahim Yıldız Hoca











