Kaza, geçen yıl 28 Mayıs’ta Kemer ilçesi Göynük Mahallesi Bülent Ecev
'ÇOCUĞUMUZUN KANI DA CANI DA SATILIK DEĞİL'
Sanık Mustafa Nagnalo'nun ve yakınlarının kendileriyle iletişime geçmeye çalıştığını aktaran Mert Demirsöz, “Çeşitli siyasiler araya girip aramaya çalıştı. Biz bu konuda kesin tavrımızı koyduk. Çocuğumuzun kanı da canı da satılık değil. Adalet istiyoruz. İlgili şahsın akrabaları çeşitli yerlerde çalışıyor. Oradaki nüfuzlarını kullanarak bir şeyler yapmaya çalıştıklarını düşünüyoruz. Bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme suçundan ceza almasını istiyoruz" diye konuştu.
'YELKAN İÇİN ADALET İSTİYORUZ'
Anne Nebahat Demirsöz, verilen karara üzüldüklerini belirtti. Demirsöz, “Oğlumuz gitti. Bunun üzüntüsünü yaşarken bir de verilen cezanın bu şekilde olması bizi gerçekten yıprattı. Bunun değişmesi için elimizden geleni yapıyoruz. İnşallah iyi sonuçlar gelir ki diğer çocuklar için de bir emsal karar olur. Change.org'da kampanya başlattık. 17 bin civarında imza topladık. Tabi sesimizi duyurabilmek için yeterli bir sayı değil. Bunun daha da çoğalması için uğraşıyoruz. 'Yelkan için adalet istiyoruz' diyerek kampanyamız başladı. Desteklerlerse çok sevinirim" dedi.
'HAKİMİN TAKDİRİNİ ETKİLEYECEK ÇOK ŞEY VAR'
Ailenin avukatı Pınar Toğaç Bulut ise sanık Mustafa Nagnalo'nun dava sürecince sürekli 20-30 kilometreyle gittiğini, araç kullanırken telefon kullanmadığını iddia ettiğini belirterek, “Mahalle arasında yolun ortasına gelmiş bir çocuk var. 20-30 kilometreyle gidip çocuğu görmediğini söylüyorsunuz ve 8 metre çocuğu sürüklüyorsunuz. Burada hız ve trafik kurallarına aleni aykırı bir durum var. Başından beri raporlarda sıkıntı olduğunu söyledik. Adli tıptan gelen raporda çocuğun yaşı gereği davranışlarında uyumlu bulup asli kusurlu buldu. Rezalet bir rapordu. Dosyanın başka bir bilirkişiye gitmesini istedik. Reddedildi. Hakime Hanım 'Takdir yetkisi bizdedir' dedi. Akabinde sanık 'Telefonla ilgilenmedim' dedi, arama kayıtları, yazışmalar GSM şirketinden istenilsin dedik. O da yapılmadı. Taleplerimizin hiçbirinin üzerinde durulmadı. Fren izi yok, 8 metre sürüklenip aracın altında parçalanmış bir çocuk var. Taleplerimiz değerlendirilmedi. Hakim kendi yetkisini kullanarak komik bir cezayla en sonunda 12 bin 100 lira ceza vererek davayı kapattı. Ehliyete tedbir dahi konulmadı. Bu dosyada ne oldu bilmiyoruz. Hakim kendi çocuğu bu kazada ölmüş gibi düşünseydi, kanunu olduğu gibi uygulasaydı bu sonuç olmayacaktı" diye konuştu.
arpmanın gerçekleştiğini söylüyor. Yerde kesinlikle fren izi yok. Araç uzun değil. Şoförün 'onu görmedim' deme şansı yok. Son derece geniş görüş açılı bir yol. Çocuğun altındaki hız bisikleti değil, dağ bisikleti. Sürat yapma ihtimali yok. Temyize gidip hakkımızı arayacağız. Adaletin yerini bulmasını istiyoruz. 9 yaşında bir çocuğun ara sokakta çocuk parkı önünde katledilmesinin bedeli bu değil" dedi.