Türk kültüründe önemli bir yeri olan keçecilik, kaybolmaya yüz tutan meslekler arasında yer alıyor. 34 yıldır keçecilik yapan Kültür ve Turizm Bakanlığı’na kayıtlı ilk kadın keçe ustası ve Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı ünvanına sahip Ayfer Güleç (62), "Bu toprakların estetiğini, rengini, keyfini, zevkini, kültürünü, zarafetini ve modern insanın ihtiyacı olabilecek üretim çeşitliliğini ortaya koyuyorum. Keçeyi modern insanların sevebileceği bir yöne, kaba kumaştan ekolojik moda diyebileceğiniz ürünlere dönüştürerek mesleğin yaşamasına katkı sunuyorum" dedi.Geçmişi yüzlerce yıl öncesine dayanan, Türk kültüründe önemli bir yeri olan keçecilik, kaybolmaya yüz tutan meslekler arasında bulunuyor. Koyun ve kuzu yününden yapılan, soğuğa karşı güçlü koruma özelliğiyle öne çıkan keçe, Türkiye'de sayılı ustalar tarafından yapılıyor. İzmir'in Seferihisar ilçesi Atatürk Mahallesi'nde yaşayan Kültür ve Turizm Bakanlığı'na kayıtlı ilk kadın keçe ustası ve Somut Olmayan Kültürel Miras taşıyıcısı unvanına sahip Ayfer Güleç de 34 yıldır keçecilik mesleğini yapıyor. Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Eğitim Fakültesi Resim Bölümü mezunu olduğunu, uzun yıllar resim öğretmenliği yaptığını söyleyen Güleç, "60 yaşında Süleyman Demirel Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Geleneksel El Sanatları Bölümü'nde yüksek lisansımı tamamladım. 34 yıldır keçe yapıyorum" ifadelerini kullandı. Yer yaygınızı, yeleğinizi, patiğinizi, şapkanızı, çocuğunuzun beşiğini ve koyunun su içtiği yalağı bile keçeden yapabilirsiniz. Bu kadar ekolojik bir malzeme ve Anadolu topraklarının ruhunu yaşayan bir kültür ürünü kaybolsun istemedim. 34 yıldır keçe üretiyorum. Ustam, 'Herkes keçe yapar ama önemli olan üstüne koydukların' derdi. Bu toprakların estetiğini, rengini, keyfini, zevkini, kültürünü, zarafetini ve modern insanın ihtiyacı olabilecek üretim çeşitliliğini ortaya koyuyorum. Keçeyi modern insanların sevebileceği bir yöne, kaba kumaştan ekolojik moda diyebileceğiniz ürünlere dönüştürerek mesleğin yaşamasına katkı sunuyorum." Kendi kültürümüzü ve yaşadığım şehri tanıtma fırsatı buluyorum. Kültür elçisiyim diyebilirim. Bugüne kadar 7 çırak yetiştirdim. Çıraklarımın bir kısmı kendi markalarını oluşturdular. Bir kısmı olgunlaşmada ve halk eğitimde öğretmenlik yapıyor. Somut olmayan kültürel miras taşıyıcısı olarak yaptığım işin aşkla üretilmesi gerektiğini sevgi, saygı ve sabır gerektirdiğini söyleyebilirim. Yaşadığı dünyayı, toprakları seven insanların kendi kültürüne sahip çıkması gerekiyor" dedi. Onun atölyesinde şu anda yöresel olarak yaptığımız Anadolu motifleriyle keçe imalatı yapmaya devam ediyorum. İlerleyen süreçte kendi atölyemi açıp modern keçeyle geleneksel keçeyi bir araya getirip, bu mesleği devam ettirmeyi planlıyorum. Oğlumu da yanımda yetiştirmeye çalışıyorum. Bu mesleğe yönelen insanlar genelde hobi amaçlı düşünüyor. Mesleği devam ettirmek gibi düşünceleri yok. İlerleyen süreçte kendi atölyemizi açarsak dede mesleğimizi devam ettireceğiz" diye konuştu.
Genel
Yayınlanma: 31 Aralık 2024 - 13:01
34 yıllık keçe ustası, geleneksel mesleği modernleştirerek yaşatıyor
Genel
31 Aralık 2024 - 13:01











