Reklam

Özel Haber/ Anadolu'yu Aydınlatan Gönül Erleri Ve Epçe Sultan

Özel Haber/ Anadolu'yu Aydınlatan Gönül Erleri Ve Epçe Sultan
06 Aralık 2021 - 16:53
Reklam
EPÇE-FIRAKTIN HÖYÜĞÜ
Epçe ile Fıraktın ve Gazlı gömedi köyleri arasındaki tarihi höyük bölgenin en önemli tarihi miraslarındandır.
1947 ve 1954 yıllarında T. Özgüç başkanlığında kazıları yapılmıştır. 2009 yılında da F. Kulakoğlu tarafından yapılan yüzey araştırmasında tekrar değerlendirilmiştir. Höyüğün üzerinde bol miktarda taş bulunmaktadır. Höyük üzerinden toplanan çanak çömlek parçalarının çoğu MÖ 1. bin yılına aittir. 
Höyüğün güneyinde antik bir yol bulunmaktadır. Bu yolda doğal kaya üzerinde tekerlek izleri seçilmektedir. Ayrıca bölge andezit taş yatağı olarak kullanılmıştır

14 m yüksekliğinde; 100x90 m boyutlarında büyükçe bir höyüktür. Konik biçimlidir. 1965 yılında J.M. Brown, K. Bittel tarafından tarafından da ziyaret edilmiştir. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanmış tescilli arkeolojik sit alanları listesinde yer almaktadır.

EPÇEDEKİ ROMA MEZARLARI 
Önceleri Roma ve Bizans döneminde şimdiki köyün kuzey batı kısmında kağnı yolu olarak bilinen bölgede yerleşim ve Kervan yol ağı kurulmuş.
Yapılan resmi olmayan kazılarda Onlarca Roma büyükleri için oyma kaya mezarlara rastlanmıştır.

TAŞIMACILIK VE TARIMDA YARI YARDIMCI OLARAK BİLİNEN ÇEKİ ÖKÜZLERİ İLE DE NAM SALAN  KÖYÜMÜZ
Köydeki Kağnı yolu ilk çağlardan günümüze kadar  gelen tarihi yol ağlarındandır. Kağnı yollarından ve Epçe ile  Köy Gömedi arasındaki dağ yolundan yükleri çıkarmakta kullanılan ve köy arazisi içindeki taşlı tarlaları sürmek için yetiştirilen Öküzler bir zamanlar da çok ünlenmiş ve Güçlü kuvvetli Öküzleri almak için Epçe köyüne gelip gidenler gittikleri yerlerde  kuvvetli öküzleri tanıtırken Epçenin Öküzü gibi olmasını talep ederek böyle bir de tabir  kullanmışlar.

ANADOLUNUN MANEVİ FATİHLERİ HORASAN ERENLERİ  VE EPÇE SULTAN’IN MÜCADELESİ
Güneşin doğduğu yer olarak bilinen Maveraünnehir ve Horasan yöresindeki Türklerin İslamiyeti kabulünden sonra Gönüllerine düşen Allah’ın dinini yayma gayreti, Allah Resulünün aşkı, Cihat etme aşkı ile Batıya, Anadolu’ya akınlar düzenlemeye başlarlar.
Önceleri Türkmen gurupların başlattığı akınlar daha sonra düzenli şekilde yapılmaya başlar. Horasan erenleri, Alperen Dervişleri, Anadolu’nun fethinin manevi mimarları ve yolları aydınlatan yol  işaretleri olarak da kabul edilebilir. Onların aydınlattığı yollardan, fethettikleri gönüllerden geçen Fetih askerleri çok kısa sürede Anadolu’yu fethederler.

Horasan erenleri, “Gökyüzünü çadır, Güneşi tuğ” kabul ederek Anadolu Medeniye havzasının manevi hamurkarları olmuşlardır. 
















Alperenler gelmişler Anadolu’ya, Önce Gönüllere sonra toprağa ve suya hükümran olmuşlar. Şehitlerin kanı, imanlarının ışığı, Allah dostlarının dualarıyla Adım adım taş taş mülkü tapulaştırmışlar. Bu münbit toprakları Anadolu'ya dönüştürmüşler.
Gittikleri yerlerde dertlere derman, yaralara merhem, sıkıntılara çare olmuşlar. Herkesi sevgi ve hoşgörüye davet etmişler.
İşte Şeyh Edebali, Ahmet Yesevi, Muhyiddin Arabi, Hacı Bektaş-ı Veli, Ahi Evran, Bayram-ı Veli gibi Epçe Sultan da bölgemizi aydınlatan maneviyat bahçemizin gülleri olmuşlar. 
Nezir Ötegen

YORUMLAR

  • 0 Yorum