KADEM Başkanı Gümrükçüoğlu: Şiddet ile sevgi bir arada olamaz

KADEM Başkanı Gümrükçüoğlu: Şiddet ile sevgi bir arada olamaz
25 Kasım 2021 - 14:24
Reklam

Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM), 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında hazırladığı kısa filmli kampanyayı tanıttı. Kampanyada, 'Sevgi ile Şiddet Yan Yana Gelmez' ve 'Şiddetin Bahanesi Olmaz' mesajları verildi. Filmi kadınların sıklıkla kullandıkları ifadelerden yola çıkarak hazırladıklarını söyleyen KADEM Yönetim Kurulu Başkanı Saliha Okur Gümrükçüoğlu, "Filmde pek çok kadının hikayesinde yer alan bu bildik cümleleri duyacaksınız. Sevgiyle şiddetin birlikte kullanıldığı cümleler bunlar. Oysaki gerçekte şiddetle sevgi, bir arada olamaz" dedi.











 

Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla hazırladığı kısa film  basın mensuplarına tanıttı. Basın mensuplarına yapılan ilk gösterimin ardından film televizyonlarda ve dijital ortamlarda yayınlanmaya başlayacak. Filmde 'Şiddetin Bahanesi Olmaz' ve 'Sevgi ile Şiddet Yan Yana Gelmez' mesajları verildi. Tanıtım toplantısına, KADEM Yönetim Kurulu Başkanı Saliha Okur Gümrükçüoğlu, KADEM Yönetim Kurulu Başkanı Yardımcısı Sümeyye Erdoğan Bayraktar ve yönetim kurulu üyeleri katıldı.















 

"25 KASIM KADINA ŞİDDETLE MÜCADELE GÜNÜ BİZİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ"

Tanıtım toplantısında konuşan Gümrükçüoğlu, "Kadına yönelik şiddet dünyanın en önemli sorunlarından bir tanesi ve maalesef ki yine böyle bir konuyla sizin karşınızdayız. Bu sorunla mücadele takdir edersiniz ki sadece kadın derneklerinin değil sizi ve tüm insanlığı ilgilendiriyor. Kadın ve demokrasi derneği olarak bizim en önemli çalışma alanımız hak sorumluluğu. Konu kadın ve haklar olunca her türlü şiddet bizim ilgi alanımızı giriyor. Nihai hedefimiz kadınların onurlarıyla hiç kimseden çekinmeden, korkmadan yaşayacakları bir toplumu inşa etmek. Bu sebeple 25 Kasım Kadına Şiddetle Mücadele Günü bizim için çok önemli. Her 25 Kasım'da şiddeti farklı açılardan ele aldığımız kampanyalar var. Bu kampanyalarda bazen bir kamu spotuyla bazen bir etkinlikle ya da pandemi döneminde olduğu gibi bir sosyal medya uygulamasıyla toplumsal farkındalık uyandırmaya çalıştık" dedi.

















 


"HİÇBİR SAVUNMA ŞİDDETİ MEŞRU GÖSTEREMEZ"

Şiddetle sevgi arasında bir bağ olmadığını söyleyen Gümrükçüoğlu, "Bu seneki kampanyamızın çerçevesini ise 51 il temsilciliğimizde sahada yaptığımız gözlem ve çalışmalar sonunda belirledik. Özellikle son yıllarda şiddet gören kadınların 'Geliyorum' diyen şiddeti fark edemediklerini ya da şiddetin belirtilerini görmezden geldiklerini anladık. Özellikle ailesinden ve toplumdan destek göremeyen kadınların çaresizlik içinde şiddeti kabullenecek bahaneler ürettiklerine ya da şiddet uygulayıcısının arkasına sığındığı bahanelere inandıklarına tanık olduk. Bu kadınların sıklıkla kullandıkları ifadelerden yola çıkarak bir spot film hazırladık. Filmde pek çok kadının hikayesinde yer alan bu bildik cümleleri duyacaksınız. Sevgiyle şiddetin birlikte kullanıldığı cümleler bunlar. Oysaki gerçekte şiddetle sevgi, bir arada olamaz. Hiçbir bahane, hiçbir gerekçe, hiçbir savunma şiddeti meşru gösteremez. Aslında mesajımız açık. Şiddet ile sevgi yan yana gelemez, biri varsa diğeri yoktur ya da yok olmaya mahkumdur. Bu noktada toplumun her bir ferdinin şiddete karşı mücadelede sorumlu görüyor ve herkesi bu sorumluluğu paylaşmaya davet ediyoruz" ifadelerini kullandı.


"KADEM OLARAK ŞİDDETE UĞRAYAN KADINLARIN HER ZAMAN YANINDA OLDUK"

Kampanya tanıtımı sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Gümrükçüoğlu, Başak Cengiz cinayeti ile ilgili, "Herkesi çok derinden yaralayan menfur hadisede ailenin yanına gittik, taziyelerimizi ilettik, yanlarında olduğumuzu ifade ettik. Tüm hukukçularımız olayın takibinde. Dava açıldığı zaman müdahil olacağız ve takip edeceğiz. Bu anlamda diğer tüm kadın cinayetlerinde olduğu gibi bunu devam ettireceğiz. Dünkü olayda da hepimiz dehşete düştük. Bir metroda olay vuku buldu, sanırım yakalanmış, bu sevindirici bir haber. Kadına yönelik şiddetle mücadelede sadece yakalama tedbirleri ya da hukuki müeyyideler maalesef yeterli olmuyor. Toplumsal bir dönüşüme, farkındalığa ihtiyacımız var. O yüzden medyanın çok büyük sorumluluğu var. Derneklerin bu anlamda sorumluluğu var. Tek bir açıdan değil, pek çok açıdan bunu ancak azaltabiliriz. Tamamen sıfır olması zaten dünya tarihinde de mevcut değil ama en azından azaltma yönünde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. KADEM olarak şiddete uğrayan kadınların her zaman yanında olduk" dedi.


Gümrükçüoğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: "Kadın ve erkeklerin aynı yaşam hakkına sahip olduklarını henüz tam içine sindirememiş bazı zihinler var. Özellikle Başak Cengiz olayında failin söylediği cümleler bize o zihni çok açık ediyor. Biz bunlar için uğraşıyoruz. O yüzden KADEM, kadın ve erkek için varoluştu eşit sorumlulukta adalet diyor. Herkesin yaşama hakkı vardır. Hiç kimse bir başkasının bu hakkını elinden almak gibi bir haddi, hakkı olamaz. Kadınlar kas gücü anlamında daha güçsüz oldukları için daha çok buna maruz kalıyor. Sadece 25 Kasım'da değil, bu durumu sürekli yönetebileceğimiz mekanizmaların olması lazım. KADEM olarak bizim bu konuyla ilgili bir eğitimimiz var. Eğitimi ıskalayarak bunu asla başaramayız. Bu eğitimi yetişkinlerden önce anaokulu çağından başlanmasından yanayız."


YORUMLAR

  • 0 Yorum